9 Ocak Cuma, Son güncelleme 13.03

"Nasıl, Kim İçin Neden Gazetecilik Yapıyoruz?"

Tuncelili ve Diyarbakırlı gazeteciler Arsan, Tunca ve Haasbroek'la "Şiddet içeren görüntüler yayınlanmalı mı?", "ölüm haberlerini yazarken nelere dikkat etmeliyiz?", "açıklamaların tek taraflı olduğu durumlarda haberi yansıtmada dikkat edilecek konular nelerdir?" sorularına yanıt aradı.

BİA Haber Merkezi - Elazığ

20 Ağustos 2007, Pazartesi

Press Now ve IPS İletişim Vakfı'nın haftasonu Hazar Gölü kıyısında düzenlendiği habercilik atölyesinde eğitimciler İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Esra Arsan, Galata Fotoğrafhanesi'nden fotoğrafçı Yücel Tunca ve gazeteci-eğitmen Nico Haasbroek Tuncelili ve Diyarbakırlı gazetecilerle haber yazımının temel ilkeleri üzerine konuştu.

Arsan: Gazetecilik tüm taraflara söz hakkı vermektir

Arsan sunumunu "gazeteciler kendilerine üç temel soru yöneltmelidir, neden, kim için, nasıl gazetecilik yapıyoruz" sorusuyla açtı. Gazeteciliğin kamusal sorumluluk içerdiğini hatırlatan Arsan, dil kullanımı, haberin yeniden okunması, yasal süreçlere hakim olunması gerektiğini hatırlattı.

Bir açıklamaya yer verirken, konunun bütün taraflarına bakılması gerektiğini hatırlatan Arsan, "olgusal gerçekten şüpheliysek ve onu yansıtmamız için üzerimizde baskı varsa, bir taraf bunu söylüyor, karşı tarafta şunu söylüyor diye tüm taraflara yer vermeliyiz. O zaman gazeteci olarak dengeliliğimizi adaletimi ortaya koymuş oluyoruz" dedi.

"Belgelemek gazetecinin temel sorumluluğu"

Özellikle şiddet görüntülerinin nasıl yansıtılması gerektiği konusunda uzun tartışmaların yaşandığı atölyede, Arsan gazetecilerin hangi durumlarda şiddet içeren fotoğraflara yer verebileceğini şöyle açıkladı:

"Gazetecilik belgelemek mesleğidir. İnsanlar faili meçhul cinayetlere maruz kalıyor demek yeterli değildir. Bu belgeye ihtiyaç vardır. Öldürülen Vietkonglu'nun fotoğrafı zulmün işkencenin belgesi olarak kalacaktır. Bir trafik kazasında beyni dağılmış bir kız çocuğunun fotoğrafını yayınlamakla bunu yayınlamak aynı şey değildir."

Kürdistan TV'den Mehmet Eren'in "bir çatışma ortamında, fotoğraf çekmekle yaralananlara yardım etmek arasında kaldığını" söylemesi üzerine, Ragıp Duran, gazetecinin bu ikilemde, "ya kurtarmak ya haber yapmak" tercihlerinden birini yapabileceğini söyledi:

"Hiçbir haber insan hayatından önemli değildir. İnsan öldüğü zaman geriye gelmez. Gazetecilik insani bir meslektir. Haberi atlayıp insanı kurtarmak önemlidir. Ama orada bir doktor varsa önce fotoğraf çekilir."

Haasbroek: En önemli kriter doğruluk

Nico Haasbroek de, gazetecilikte en önemli kuralın doğruluk olduğuna işaret etti, "bu bilgiyi dürüst elde ettim mi?", "insanların özel hayatlarına özen gösterdim mi?" sorularını sorması gerektiğini belirtti. Haosbroek, gazetecinin ideolojik görüşlerini ifade edebileceğini, destekleyebileceğini ama bunu yayın organına yansıtamayacağını vurguladı. (AÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.