
21 Kasım Cuma, Son güncelleme 18.14
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
İlgili Dış Bağlantılar
Haberler
Gündemdekiler
Bu sabah denizotobüsü beş-altı kez üst üste sağa sola yalpalayınca sahiden paniğe kapıldım. Tam "ne oluyor" diye tedirgin tedirgin etrafıma bakınırken birinin cep telefonu çaldı. Çalmasıyla, sahibinin sesini kesmesi bir oldu. Artık hep endişeliyim deniz otobüsündeyken.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
23 Ağustos 2007, Perşembe
Sekiz aya yakın bir süredir hemen her sabah Bostancı'dan deniz otobüsüyle Kabataş'a gidiyorum. Deniz otobüsüyle yolculuk konforlu, serin, sessiz, hızlı... Güvenli de olduğunu düşünüyordum, Salih Reis deniz otobüsü Zeytinburnu açıklarında "demirlemiş" bir tankere çarpana kadar...
İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş.'nin (İDO) yeni mezun ve staj yapmamış kaptanları "Marmara gibi uzmanlık gerektiren bir denizde" görevlendirdiklerini duymak birçok kişi gibi beni de tedirgin etti.
Ardından halat kopması hadisesi oldu...
Bu sabah yine "8:35'de Bostancı'dan hareketle Kabataş'a" gidecek deniz otobüsündeydim. Yolu yarıladıktan sonra deniz otobüsü sağa sola yalpalayarak gitmeye başladı. İlk yalpalamada paniğe kapılmadım, bilirim ki deniz üstünde olur böyle hareketlenmeler... Ama sonra sağa ve sola beş-altı kez üst üste yalpaladık. Sanki deniz otobüsü başıboş gidiyormuş gibi... 'Kaptanımız" yokmuş gibi bir hisse kapıldım...
Tam o esnada birinin cep telefonu çaldı. Telefonun sahibi ki yakınlarımda değildi, kimdi göremedim, telefonun sesini kesiverdi. Ama telefonunu "sessize almayı unutmayan" ve "seyir emniyetine" zararı olmayacağını düşündüğü için kapatmayan birçok yolcu vardı eminim... Her gün oluyor...
Susup oturdum. Deniz otobüsünün yanaşmasını beklerken, bir vapurla çarpışacak kadar yakınlaştık, ani bir maenvrayla sola kaydık, ardından Kabataş'a doğru sola ve şükürler olsun iskeleye yanaştık.
Daha önce birkaç kez yanımda oturan ve telefonunu kapatmadığını keşfettiğim yolcularla münakaşaya girmiştim. "Ben bunların aynısına Yunanistan'da da biniyorum. Birşey olmuyor" gibi yanıtlar aldım. Ve tabii ben uyardım diye kimse telefonunu kapatmadı...
Deniz otobüsü hareket etmeden önce kaptanlar mutlaka cep telefonlarının kapatılması yönünde uyarıda bulunuyorlar. Bunun seyir emniyeti için olduğu açıklamasını da yapıyorlar. Ancak amiyane tabiriyle "takan yok."
Özellikle bu kazaların ardından konunun uzmanları örneğin İstanbul Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği‘nden Prof. Dr. Necmettin Akten deniz otobüsünde ep telefonlarının kapatılması gerektiğini söylediler.
Ancak değişen birşey yok...
Her yolcunun "cep telefonu kapalı değil mi diye bakmak" olanaklı ve akılcı bir yöntem olmasa gerek... Ayrıca kendisinin ve başkasının güvenliğini düşünmedikten sonra bunu dışarıdan ya da tepeden inme denetimlerle sağlamaya çalışmak "uygun" değil...
Bir deniz otobüsü yolcusu olarak rica ediyorum, telefonlarınızı kapatın... (NZ)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |