5 Aralık Cuma, Son güncelleme 12.15

Operasyonda "Katıştırılmış Medya"

Ordunun Kuzey Irak’a operasyonda “embedded gazeteci” istihdam etmemesine içerleyen birine rastladık mı? Gazetecilerimiz kendilerini zaferi anlatacak büyülü kelimeleri seçmeye adayıp cephe gerisinde mi “katıştırıldılar”?

BİA Haber Merkezi - Boston

29 Şubat 2008, Cuma

"Tek kişinin ölümü trajedidir. Çok kişinin ölümü ise istatistiktir" der Stalin. Sınır ötesinde ölen insanların yaşamları çoktan trajedi olmaktan çıkmış olacak ki rakamlar, istatistikler sıcağı sıcağına "servis ediliyor" jingoist medyamız tarafından. Ama tek işlevi istatistik servis etmek değil belli ki, katıştırılmış medyamızın.

Zaferin dili

Zaferin dilini en iyi onlar bilir. Gramerini, noktalama işaretlerini onlardan öğreniriz. Ne zaman sevinip ne zaman kahrolacağımızı bize onlar söyler. Öyle ya "medyadır" o, gerçekle aramızdaki yegane bağ (engel). Birbirini asla görmeyecek, asla birbiriyle konuşmayacak büyük insan yığınlarının arasındaki sahte "rabıtadır" medya.

"Embedded journalism" (katıştırılmış gazetecilik) kavramı, 2003 yılında dolaşıma girdi. İngilizce "embedded" sözcüğünün Türkçe’deki karşılığı şöyle: "iyice yerleştirilmiş, gömülmüş, katıştırılmış".

ABD Irak’ı işgal etmeye başladığında, artık endüstriyel bir ürün gibi tasarlanarak tüketime servis edilen haberlerin, kontrollü ve görece daha güvenli bir ortamda "üretilebilmesi" için, askeri birliklerin arasına "katıştırılmış" gazeteciler ortaya çıktı.

Böylece bir yandan ekmek peşindeki gazetecilerin savaş haberlerini kontrollü ve denetimli bir şekilde üretebilmeleri sağlanacak, bir yandan da ABD daha savaş başlamadan ilan ettiği zaferini kesin kanıtlarla an be an belgelendirmiş olacaktı.

ABD kısa sürede askeri hedeflerine ulaştı. Saddam Hüseyin'i devirdi. Çoktan ilan ettiği zaferini kutlamaya başladı. Gel gör ki zaferini anlatan tek bir kare resim bile yok elinde. Hiçbir zaman da olmayacak. Çünkü her bir kare olsa olsa ölen insanların, yıkılan duvarların resimleriyle dolu. Çünkü zafer, insanın kendisine söylediği büyülü, coşkulu kelimelerden ibarettir. "Zafer" büyük bir yanılgıdır. Bu nedenle zaferin resmi olamaz.

Savaş insanın trajedisidir

Ancak ve ancak trajedi görsel temsille ifade edilebilir. Çünkü savaş, aslında savaşan herkesin trajedisidir. Kazanan ya da kaybeden herkesin… Savaş, insanın trajedisidir. Trajedi, o anda olandır. Tekildir. Zafer ise uluslarındır, milletlerindir, cemiyetlerindir. "Zafer" bir enstantane değil, bir fikir, bir ruh halidir. Bu nedenle bir kişinin zaferi olmaz. Gelmiş, geçmiş, burada olan, olmayan, asla bir araya gelmeyecek, birbirini görmeyecek insanların zaferidir.

Cephe gerisinde katıştırılmak

Türkiye ordusunun Kuzey Irak’a karadan operasyonunda "embedded gazeteci" istihdam etmemesine içerleyen tek bir gazeteciye bile rastladık mı? Acaba zaferin fotoğrafı olmayacağını çoktan kavradılar da gazetecilerimiz, trajediyi anlatmayı da her biri başka bir toprağa verilen insanların görüntülerine mi bıraktılar? Yoksa kendilerini zaferi anlatacak büyülü kelimeleri seçmeye adayıp, cephe gerisinde mi "katıştırıldılar"? (CT/TK)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.