13 Ekim Pazartesi, Son güncelleme 00.29

İlgili Dış Bağlantılar

"Sansürün Yerini 'Yasa Güvenceli Yasaklar' Aldı"

Sansürün İlk Kez Kaldırışının 100. yılında ödül alan Göktaş ve Tahincioğlu, Hrant Dink'i andı, katillerin tam anlamıyla tespit edilip cezalandırılmadığını; Hayat TV'nin kapatılmasının sansürün canlılığını gösterdiğini ifade ettiler.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

25 Temmuz 2008, Cuma

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Sansürün İlk Kez Kaldırışının 100. yılında düzenlene  törendeki konuşmasında, Türkiye'de uzun sansürlü dönemlerden sonra bu kez Anayasa ve yasalarda yer verilen kurallarla yasak döneminin başladığını açıkladı.

Sansürün görevini yasakların üstlendiğini savunan Erinç, gazeteciliğin özel meslek günü kabul edilişinin yıldönümünde, "Yasaklara karşın, yasalara ve meslek etik kurallarına böylesine kapsamlı bir biçimde yok sayan bir dönem geçmişte hiç yaşanmadı" şeklinde konuştu.

Dink cinayeti ve Hayat TV'nin susturulması konuşuldu

Geleneksel Gazeteciler Günü'nde dün akşam (24 Temmuz) Dolmabahçe Sarayı Has Bahçe'de düzenlenen törende Erinç ve TGC Başkanı'ndan 2008 Basın Özgürlüğü Ödülü'nü alan Gökçer Tahincioğlu ve Kemal Göktaş da, Hrant Dink cinayetinin aydınlatılamamış olması ve Hayat TV'nin yayının İçişleri Bakanlığı Güvenlik Şubesi'nin raporuyla durdurulmuş olmasını eleştirdi.

Yüzlerce kişinin katıldığı törende ödülünü Erinç'in elinden alan Göktaş, konuşmasında "Basın özgürlüğünün halkın özgürlüğü olduğu bilinciyle görev yapıyoruz. Ancak oto-sansürün de var bu ülkede. Dink cinayetinin sarf edilen tüm enerjiye karşın hala tüm yönleriyle ortaya çıkarılamamış olması, bugünlere gölge düşürüyor. Hayat TV'nin gerekçesiz ve uyarısız susturulmasının da mahçubiyeti içerisindeyiz" dedi.

Tahincioğlu da ödül sırasında, "Hayat TV'nin susturulduğu Dink'in tüm katillerinin henüz bulunmadığı bir dönemde ödül almak hüzünlendirici" diye konuştu.

Kurum bazında ödüllendirilen Basın Müzesi adına konuşan Saadet Altay, "Görevleri başında insan hakları ihlallerine uğrayan ve öldürülen gazetecilerin tarihine sahip çıkma yolundaki güncel çabaları nedeniyle" ödüllendirildiklerini ifade ederek, basının içinde bulunduğu şartlar açısında üzüntü verici olduğunu bildirdi.

"Siyaset hukuksallaşmalı, hukuk siyasetten uzak kalmalı"

Son dönemde siyasetin hukuksallaşmasını beklerken, hukukun siyasallaştığına vurgu yapan Erinç, gazetecilere "Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi"nde yer alan meslek kurallarını hatırlattı.

Törende aralarında Süleyman Sarılar ve Zafer Arapkirli'nin de bulunduğu Sürekli Basın Kartı taşımaya hak kazanan TGC üyelerine armağanları verildi.

Darbe dönemlerinde sansür sergide

Bu yıl ilk kez törende, 12 Mart, 27 Mayıs ve 12 Eylül Askeri darbe dönemlerinde basın ve gazetecilere dayatılan sansüre ilişkin haber kesitleri ve belgelerin sergilendiği "Sansürden Yasağa 1" başlıklı bir sergi açıldı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) başkanı Süleyman Çelebi, yazarlar Senner Sezer ve Adnan Özyalçıner, hukukçular Fikret İlkiz ve Turgut Kazan, yayıncı Ragıp Zarakolu ve gazeteciler Muharrem Sarıkaya, Fatih Polat, Meliha Okur, Altan Öymen ve Atilla Özsever ile Hakkari'de yayımlanan Yüksekova Haber gazetesi sahibi Necip Çapraz törene katılanlar arasındaydı. (EÖ/EZÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.