22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 12.14

ODTÜ'de Yurt İhalesindeki Gecikme Öğrenciyi Mağdur Etti

ODTÜ'de yurt ihalesindeki gecikmelerden dolayı tadilatın tamamlanmaması nedeniyle 40-50 kişilik öğrenci grubu dolapsız, kötü koşullarda bir çalışma salonunda barındırılıyor. Başka kalacak yerleri olmayan öğrenciler tepkili.

BİA Haber Merkezi - Ankara

16 Eylül 2008, Salı

Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) 2007- 2008 yaz döneminde tadilata alınan 6. Yurt’un ihalesindeki gecikmeler öğrencileri mağdur etti.

Yurtlar Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda tadilatın bayram sonrasına kadar uzayacağı belirtilirken isteyen öğrencilerin Ankara’daki tanıdıklarına yerleşbilecekleri, bu süre zarfında izinli sayılacakları ve kendilerinden yurt ücreti alınmayacağı belirtiliyor.

Yaklaşık 50 yeni ODTÜ öğrencisi ise 4. Yurt’un çalışma salonuna serilen yataklarda, normal yurt ücreti istenerek, kötü koşullarda barınmak zorunda bırakıldı.

Öğrenciler “İhalenin gecikeceği şimdi mi belli oldu?” diyerek sorumlulardan açıklama talep ediyor.

“Dolabımız bile yok”

Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi Engin Bayram “Dolabımız yok, eşyalarımızı yerleştiremiyoruz, bir çorap bile almamız zor  oluyor. 26 Eylül’e kadar sürecekmiş durum. 5- 6 gündür buradayız. Burayı kimse temizliyor, çok kötü koşullarda barınıyoruz” dedi.

Makine Mühendisliği öğrencisi Berkay Akçora “Ben bayrama kadar bile biteceğini sanmıyorum, ders çalışmak zorundayım. Burası çalışma salonu. Ama yataklar serili" dedi.

"Bitmesi için amele olarak çalışmaya bile razıyız. Burada 40–50 kişinin birden ayakkabılarını çıkararak içeri girdiklerini düşünsenize, ayakkabıları koyacak yer yok, öğrenciler terleyip giriyor, iki tane pencere var, ne yapacaksın ki? Burası bir mülteci kampına benziyor.”

“6. Yurt’un ihalesinin gecikeceği şimdi mi belli oldu?”

Akçora temizlik konusundaki endişelerini: “Temizlikçi sadece odaları geziyor, çalışma salonuna uğramıyor,  burasının 10-15 gün sonraki halini düşünemiyorum.” İfadeleriyle belirtip ihaleden kaynaklı gecikmenin önceden duyurulmamasına tepkisini: “Ben  Tarsus’tan geliyorum, Ankara’da tandığım falan yok. Bunları yurt müdürüne söylediğimde 'yapabileceğim bir şey yok' dedi. Sonradan çalışma salonunu açacağız dediler" sözleriyle dile getirdi

"Çalışma salonunun açılacağını duyduğumda rahatladım. Neyse ki başımızı sokabileceğimiz bir yer bulduk. Kime sorsam yurt bulabileceğimi söyledi gelmeden önce.  6. Yurt’un ihalesinin gecikeceği şimdi mi belli oldu? Bunu hiç olmazsa bir bildirselerdi. Ona göre önlemimizi alırdık.”

“Para için bizi çalışma salonuna attılar”

İşletme öğrencisi Selçuk Dağtekin ise şöyle dedi:

“Dersler başlayınca insanlar çalışmak isteyecekler. 40-50 kişinin yattığı bu yerde nasıl çalışacağız? Yurtlar konusunda büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Ben bu sıkıntıyı çekmek zorunda değilim, benim de barınma hakkım var, zamanında yapılması gerekirdi bu işin. İşin garip tarafı bizden geçici bile olsa herhangi bir belge alınmadı. Şu anda resmi olarak bir yurtta değiliz, sadece dekont istediler, diğer öğrencilerle aynı parayı ödüyoruz. Para için bizi Çalışma Salonuna attılar.”

"Askerlikten düşsünler"

“Aileleriniz barınma koşullarınızı biliyor mu?” sorusu üzerine Dağtekin “Babam 'elbet bir yurt verirler' dedi. Arkadaşlar arasında ‘inşallah bu günleri askerlikten düşerler’ esprisini yapıyoruz" diye cevaplarken Akçora “Babam ‘ODTÜ seni tam anlamıyla hayata hazırlıyor’ dedi" yanıtını verdi. (İÖ/EZÖ)

* İskender Özatlı / GazeteODTÜLÜ /ODTÜ Psikoloji 4. Sınıf Öğrencisi

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.