22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 19.08

"Tezkere, Çatışma Yerine Demokrasi ve Eşitliği Deneyin"

Barış isteyen üç kadın Parla, Bekata Mardin ve Mansur operasyon tezkeresinin de, askere ve polise OHAL yetkilerinin de çözüm olmayacağını söylüyor. Çözüm için denenmemiş tek yolu öneriyorlar: Barış girişimleri, her anlamda eşitlik, demokrasi, insan hakları.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

8 Ekim 2008, Çarşamba

122 kadını bir araya getiren "Barışa Söz Verdik" metinlerinin yazarlarından Prof. Dr. Jale Parla, Nur Bekata Mardin ve Lale Mansur, yıllardır denenen ve çatışmalara çözüm getirmeyen operasyon, askere ve polise olağanüstü yetkiler gibi paketlerden vazgeçilmesini istiyor.

Parla ve Mansur DTP'nin kapatılmaması gerektiğini de vurguluyor.

bianet'in görüştüğü kadınlar, Kürt sorununda barışa giden ve şimdiye kadar devlet tarafından hiç denenmeyen yolun kullanılmasını istiyor: Demokratikleşme, her anlamda eşitlik, insan hakları.

Orduya Irak'a sınır ötesi operasyon yapma iznini veren tezkere Meclis'te bugün oylanıyor. Hükümet, askerlere ve polislere Olağanüstü Hal (OHAL) dönemindeki yetkilerini geri vermeye hazırlanıyor. Meclis'teki partilerin liderleri Erdoğan, Baykal ve Bahçeli, savaşta ısrarlı olduklarını belirten açıklamalar yapıyor.

Parla, Bekata Mardin ve Mansur'a bu yöntemlerin çözüm getirip getirmeyeceğini, çözümü nerede gördüklerini, birer yurttaş olarak ilk elde nelerin yapılmasını beklediklerini sorduk.

"Her anlamda eşitlik"

Parla: OHAL yetkilerinin yine gündeme gelmesi çok kötü, irkiltici. Ne yapacağız, tarihin kötü dönemlerini geri mi getireceğiz? Hepimizin söylediği denenmemiş bir yol var: Bölgeyi, Türkiye'nin diğer bölgeleriyle her anlamda eşit duruma getirmek. İlk elde, DTP'nin asla kapatılmamasını beklerim.

"İş, aş, insan hakları"

Bekata Mardin: Şimdiye kadar bu yöntemlerden hiç çözüm geldi mi? Şiddete şiddetle mukabele ederek çözüm gelebileceğine inanmıyorum. Bu işte tek faydalananlar silah tüccarları. İki tarafa da silah satıyorlar çünkü. İnsanlara demokratik hakları biraz verilmeye çalışıldı, ama hiçbir zaman yeterli olmadı. Bu kadar paraya bomba atılacağına, oraya yatırım yapılsa, iş olanakları olsa, örgüte katılım çok daha azalırdı diye düşünüyorum.

İnsanlara iş ve aş sağlanmalı. İnsan haklarının herkes için eşit bir şekilde uygulanması gerek.

90'larda, birinci Bush'un Irak operasyonundan sonra bölgede şiddet çok daha fazla. Oraya silah imkanları geldi çünkü. ABD burayı istediği gibi kullanmak istiyor.

Bu arada Irak'ın da Türkiye'yi saldırılardan koruması gerek. Kuzey Irak'a ticari her şey Türkiye'den gidiyor. Her şey ekonomik.

Ayrıca Adana'da ve Altınova'daki olaylarda, insanların dışlanması, örgüt mensubu ilan edilmesi korkunç. Bölmeye çalışmak bu. Oysa bu topraklarda biz bir aşureyiz.

"Demokratikleşme paketi hayata geçirilmeli"

Mansur: 30 yıllık şiddet yöntemlerinden çözüm gelmez. Ayrıca birilerinin çıkıp hesap vermesi gerekiyor. Aktütün karakoluna baskından günlerce önce haberdar olunduğu biliniyor. Buna rağmen baskın geliyor. Karşımızda bir de Dağlıca örneği var.

Niyetlenilen, ama yarıda bırakılan demokratikleşme paketi hayata geçirilmeli. Örneğin anadilinde eğitim hakkı. Medeni ülkelerde olduğu gibi. Burada askerler ne kadar suçluysa, demokratikleşmeyi gerçekleştirmeyen siyasiler de o kadar suçlu. DTP kapatılmamalı. İnsanların seçtiği, Meclis'e gönderdiği, muhatap olan parti kapatılmamalı. Hiçbir parti kapatılmamalı. (TK/EÜ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.