13 Ekim Pazartesi, Son güncelleme 00.29

2006 BİA² Medya Gözlem Raporu - Tam Metin

Düşünceyi İfade Bir Türlü Kutsal Olamıyor başlıklı ve 37 sayfalık BİA² İfade Özgürlüğü 2006 Raporuna göre, 293 kişi, düşüncelerinden mahkemelik oldu. Rapor, 318 davayı ve 449 gazeteci, yazar ve aktivistin durumunu ele alıyor.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

15 Şubat 2007, Perşembe

"Medya Özgürlüğü ve Bağımsız Gazetecilik İzleme ve Haber Ağı"- BİA² Medya Gözlem Masası'nın 2006 İfade Özgürlüğü Raporu'na göre, Türkiye'de düşüncelerinden dolayı yargılananların sayısı 293'e çıktı.

318 davayı ve 449 gazeteci, yazar ve aktivistin durumunu ele alan 37 sayfalık Raporun ayrıntısı şu şekilde:

Saldırı ve tehdit

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), İstanbul Tarım İl Müdürlüğü ekibince gıda üretimi çalışmasını izleyen Cihan Haber Ajansı (CHA) muhabiri Orhan Fırat ile kameraman Cihan Paça'ya yöneltilen saldırıyı 27 Aralık'ta kınadı. Sultançiftliği semtindeki Zafer Caddesi'nde yaşanan saldırıya tepki gösteren TGC Başkanı Orhan Erinç, "Meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirmelerini engellemekle yetinmeyerek can güvenliklerini de tehdit edenleri kınıyoruz" dedi.

Muş "Haber 49" gazetesi imtiyaz sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü Emrullah Özbey, yazdığı bir yazıdan dolayı AKP milletvekilli Medeni Yılmaz'ın akrabalarınca tehdit edildiğini savunarak 6 Aralık'ta savcılığa suç duyurusunda bulundu. Gazetenin 1 Aralık 2006 tarihli sayısında yayımlanan "Eşitlik Nerede?" köşe yazısında Muş milletvekilleri hakkında çeşitli değerlendirmelerde bulunan Özbey, Yılmaz'ın akrabalarının kendisini işyerlerinde tehdit ettiklerini açıkladı: "Bana saldırıda bulunabilir ve hatta söyledikleri gibi canıma kast edebilirler. Ben adalete güveniyor ve sığınıyorum."

Mersin Sun TV'de yayımlanan "Farkında mısınız?" adlı programın yapımcısı Umut Koşan, sokağa dökülen tıbbi atıkların çocukların üzerindeki etkilerini araştırırken 18 Kasım'da hastane çalışanları olduğu ileri sürülen kişilerin önce hakaretine sonra da saldırısına uğradı. Mersin Gazeteciler Cemiyeti, sağlık hizmeti veren özel bir hastanenin tıbbi atıklarını sokağa atması ile ilgili bir çekim yapan programcı ve "Yeni Gazete" muhabiri Koşan'a yönelik saldırıyı kınadı.

Karedeniz Ereğlisi'nde Ekim sonunda meydana gelen bir yangını görüntülemek isteyen sırasında "ERT TV" ve "Show TV" Ereğli muhabiri Muhammet Balaban, bazı kişilerin saldırısına uğradı. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri Bilgin Avcı'nın üzerinde basın yazan aracına zarar verildi. Karaelmas Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu adına bir açıklama yapan Başkan Osman Sav, bir açıklamayla medyaya saldırıyı kınadı. Sav, "Meslektaşlarımızın uğradığı bu saldırıyı nefretle kınıyoruz. Basın mensuplarına yönelik artan saldırılar, artık bir son bulmalıdır" dedi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (FMD), Başbakan Erdoğan'ın 17 Ekim'deki rahatsızlığı sırasında hastane önünde görüntü almaya çalışan "Milliyet" gazetesi foto muhabiri Serdar Özsoy'un engellenmeye çalışıldığını açıklayarak, olayı kınadı. ÇGD Başkanı Abakay ve FMD Yönetim Kurulu adına yapılan yazılı açıklamalarda, Özsoy'un, Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki'nin isteğiyle Başbakanlık korumalarınca engellenmeye çalışıldığı, bunun basın özgürlüğünü engelleyen, yasa dışı bir tutum olduğu savunuldu.

"Bizim Kocaeli" gazetesi kurucusu ve genel yayın müdürü Güngör Arslan'a 22 Eylül'de silahlı saldırıda bulunan ve kaçarken yakalandığı iddia edilen Rıdvan Külüğ (45), Emniyetteki sorgusunun ardından tutuklandı. Cumhuriyet Savcısı Erdoğan İnem'e ifade verdikten sonra tutuklanması istemiyle ertesi gün Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi´ne sevk edilen zanlı Külüğ, mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasının hemen ardından yapılan itiraz üzerine bu kez hapse gönderildi. Saldırıyı kınayan TGC, Kocaeli yöneticilerinin tehditlere ilgisiz kaldığını açıkladı.

Haziran'da yayına başlayan www.solgazete.net sitesi 12 Eylül'de ırkçı hacker(lar)ın saldırısına uğradı. Saldırı nedeniyle site geçici olarak yayınına ara verirken hacker(lar), saldırı düzenledikten sonra siteye Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) eski lideri Alparslan Türkeş'in Bozkurt işareti yapan fotoğrafını yerleştirdi. Saldırıyı kınayan site yetkilileri, kısa bir aradan sonra tekrar yayına geçtiler.

"Milliyet" gazetesi foto-muhabiri Hüseyin Özdemir'e, 5 Eylül'de fotoğraf çekmek için gittiği Fatih'in Çarşamba semtinde sarıklı kişiler sokakta saldırmaya çalıştı. Fotoğraf çekmek isteyen Özdemir'i engelleyen iki kişiden biri, "Canına mı susadın hayvan" diyerek muhabiri kolundan tutup itti.Buna karşın Başbakan Erdoğan, AKP Genel Merkezinde yaptığı konuşmasında, İsmailağa Camii'nde yaşanan linç girişimi olayında basını tek taraflı davranmakla suçladı: "Birçok şeyler, birçok provokatif hareketler, bu aralar yine gazetelerde çıkıyor ya, bu oyunlara asla gelmeyeceksiniz" dedi.

Adıyaman "Mercan Tv"de "Ses Ver Adıyaman" adlı programın yapımcısı ve eski Gazeteciler Cemiyet Başkanı olan Ragıp Ersoy, 5 Eylül'de evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Ersoy olaydan yara almadan kurtulurken "Adıyaman Haber" gazetesi ve Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti, saldırıyı kınadılar. Programını hazırlamak için yola çıkan Ersoy, aracına binmek üzere iken saldırgan(lar)ın silahlı saldırısına uğradı.

NTV'de yayımlanan "90 Dakika" adlı programda Fenerbahçe Futbol Takımı'nın yeni transfer ettiği Mateja Kezman'ı eleştiren spor yorumcusu ve "Vatan" gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu, sözlerinin ardından futbol siteleri ve taraftarlardan sert tepkileri ile karşılaştığını ve can güvenliğinin tehlikede olduğunu yazdı. Babaoğlu, 31 Ağustos 2006 tarihli köşesinde "Gazetecilik görevimi yaptım fakat başıma bir şey gelirse..." başlığıyla kaleme aldığı yazısında, Emniyet ve adli makamlara şöyle seslendi: "Başıma en ufak bir tatsızlık gelirse, futbolumuzu yönetenleri ve İnternet'teki taraftar sitelerini hiçbir kurala, insan hakkı ve hukukuna uymaksızın yönlendirenleri bundan sorumlu sayacağım."

28 Ağustos'ta İHD İstanbul Şubesi, www.ihdist.org adresinde yayınlanan web sitelerinin, bir grup hacker'ın saldırısına maruz kaldığını bildirdi. İnternet sitesinin çökmesine yol açan saldırı sonucu, sitenin ana sayfasına MHP propagandasını içeren bir metin ile sanatçı Mustafa Yıldızdoğan'ın şarkılarına ait sözler yerleştirildi. İHD yetkilileri, durumu fark etmeleriyle birlikte müdahalede bulunarak söz konusu yayına son verdi. Güvenlik açıklarının gözden geçirilmesi amacıyla bakıma alınan İnternet sitesinin 15 gün içinde yayına geçmesi bekleniyor. İHD, "ırkçı" saldırıyı kınadı.

27 Ağustos gecesi, www.bianet.org sitesinin bilgi işlem sistemine sızan hacker(ler), site sunucusundaki bülten abonesi listesine ulaşarak, abonelere e-posta adresinden, ırkçı propaganda, para talebi, BİA'yı kötüleyen ibareler vb. içeren istenmeyen mesajları gönderdi(ler).

Antalya'nın Manavgat ilçesinde yayımlanan "Söz" gazetesinin sahibi ve "MRT" televizyonu Genel Müdürü Hidayet Özcan, 19 Ağustos'ta kimliği belirlenemeyen iki kişinin silahlı saldırısı sonucu ayağından yaralandı. Manavgat Gazeteciler Cemiyeti Başkan yardımcısı da olan Özcan, saldırının televizyonda yaptığı yorumlardan ve gazetedeki yazılarından kaynaklandığını düşündüğünü açıkladı.

Başbakan Erdoğan'ın "Hürriyet" gazetesi muhabiri Turan Yılmaz'ın "Kuzey Irak'taki PKK varlığına son vermeye yönelik bir planınız var mı?" sorusuna verdiği sert yanıta TGC tepki gösterdi. Erdoğan, İslam Konferansı Örgütü toplantısı için 2 Ağustos'ta Malezya'ya gitmeden önce bir basın toplantısı düzenlemişti. Başbakan, soruya "Bir devletin ve hükümetin bir planı var mı, yok mu, bunları kalkıp medyaya mı açıklayacak" diye sert bir yanıt vermişti.TGC, "Basına sert ve haksız suçlamalar gelenekselleşmemeli" mesajıyla Başbakana tepki gösterdi.

31 Temmuz'da ANKA Ajansı muhabiri Ayça Özyiğit, İsrail ordusunun Lübnan'a saldırısının protesto edildiği İstanbul Taksim'deki eylemde polisin saldırısına uğradı. Kolundan ve dizinden yaralanan gazeteciye beş gün iş göremez raporu verildi.

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde, Çorlu Basın Mensupları Derneği Başkanı Erdal Özcan'a yönelik sopalı saldırıya karıştıkları iddiasıyla gözaltına alınan üç kişi 30 Temmuz'da tutuklandı. Günlük yerel "Devrim" gazetesi ile "Hürriyet" gazetesi ve Doğan Haber Ajansı'nın (DHA) Çorlu temsilciliğini yapan Özcan'a, Kazimiye Mahallesi'nde evine doğru yürüdüğü sırada sopayla saldırdığı belirlenen, A.D. (26), A.A (24) ve Ü.Ç. (23) polisçe gözaltına alındı. Üç zanlı, "Adam öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanarak Çorlu Kapalı Cezaevi'ne konuldu. 26 Temmuz'da saldırıya uğrayan Özcan, çevredeki vatandaşlarca Çorlu Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınmıştı. Basın Konseyi, gazeteci Erdal Özcan'a yapılan saldırıyı kınadı.

11 Temmuz'da Gaziantep 27 Gazetesi imtiyaz sahibi ve Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkan Yardımcısı Ökkeş Özekşi, kimliği belirsiz ve eli sopalı kişilerin saldırısına uğradı. Site güvenliğinin de yardımıyla Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırılan Özekşi yoğun bakıma alındı. İl Jandarma Alay Komutanı Albay Süleyman Yüksel, Emniyet Müdürü Ali Kalkan, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdullah Sabri Kocaman, yönetim kurul üyeleri ve meslektaşları Özekşi'yi hastanede ziyaret etti.

1 Temmuz'da Kastamonu'da çeşitli açılış ve temel atma törenlerine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Nasrullah Meydanı'nda halka seslenirken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile ilgili haberleri nedeniyle medyayı hedef aldı: "Hangi dosya, hangi talebiniz geri çevrildi diye bu haberleri yapıyorsunuz? Bunları açıklayacağım günler yaklaşıyor."

Antalya Manavgat Şelalesi'nde restoran ve kafeteryaların bulunduğu yerde 25 Haziran'da yaşanan patlamadan sonra esnaf, "Ekmeğimizle oynamayın" şeklinde bir tepkiyle durumu görüntülemeye çalışan beş haberciye saldırdı. 200 kadar kişinin karıştığı saldırıda Cihan Haber Ajansı (CHA) muhabirleri Lütfü Aykurt ve Fettullah Akpınar, "Akşam" gazetesi muhabirleri Bülent Tatoğulları ve Sercan Aytiş ile Anadolu Ajansı muhabiri Cem Özdel yaralandı. Saldırganlar olduğu iddia edilen Manavgat Ülkü Ocakları Başkanı Yakup Ekşi, Recep Mutlu ve Mevlüt Ak isimli zanlılar kamera görüntülerinden tespit edilerek gözaltına alındı, ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Mersin'de eli bıçaklı bir kişinin bir kadını rehin aldığı duyumu üzerine olay yerine hareket eden Kanal 7 muhabiri Abdullah Biçer 9 Haziran'da saldırıya uğradı. Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC), Biçer'e yapılan saldırıyı kınadı. Gazeteci Biçer, bıçaklı saldırgandan kaçtığı sırada iki ayak parmağının çıktığını söyledi.

Gazeteci ve televizyon programcısı Metin Uca, Gazi Üniversitesi (GÜ) İletişim Fakültesi'ndeki konferansı çıkışında 12 Mayıs'ta kimliği belirsiz bir kişinin saldırısına uğradı. Burada, Uca'nın yanına, "Bir şey sorabilir miyim" diyerek yaklaşan bir kişi, elindeki kesici aletle saldırdı. Uca'yı yüzünden yaralayan kişi, "Sen Çatlı'ya bir şey söyleyemezsin" diyerek koşarak kaçtı. Uca, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Korkmaz Alemdar ve diğer ilgililerce Gazi Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırıldı. Falçatalı saldırıyı düzenleyen kişi olarak teslim olan Ahmet Çatlı, 2 Haziran'da avukatıyla birlikte Asayiş Şubesi'ne teslim oldu. Çatlı, Susurluk kazasında ölen ülkücü Abdullah Çatlı'nın yeğeni.

10 Mayıs'ta "Cumhuriyet" gazetesinin Şişli'deki merkez binasının giriş kapısı önüne beyaz beze sarılı olarak el bombası atılmasından sonra 11 Mayıs'ta da gazetenin önüne ses bombası atıldı. Binanın önüne gelen iki saldırgan, parça tesirli olduğu ifade edilen el bombasını polisin oluşturduğu güvenlik çemberine karşın gazeteye doğru attı ve kaçtı. Saldırganlardan birinin silahlı da olduğu ifade edildi. Gazete önündeki araçlarda hasara yol açan saldırıyla ilgili Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız, "Bu saldırı demokrasi ve basın özgürlüğüne karşı işlendi. Bağımsız yayıncılığımızı sürdüreceğiz" dedi. Gazete yazarı Hikmet Çetinkaya da, saldırının "güvenlik çemberine karşın" gerçekleştirilmiş olmasını bir meydan okuma olarak nitelendirdi. TGC, TGS, Basın Konseyi, İHD, Birleşik Metal-İş Sendikası ve DİSK saldırıyı kınadı.

8 Mayıs'ta Basın Konseyi, Emniyet Genel Müdürlüğü Müfettişlerinin, "Milliyet" gazetesi Ankara muhabiri Tolga Şardan'ı "bilgisine başvurmak" gerekçesiyle sorguya çekmeye kalkışmasını protesto etti. Muhabir Şardan 4 Nisan 2006 tarihli gazetesinde yayımlanan bir haberi nedeniyle, İsmail Yıldız isimli Polis Başmüfettişi tarafından Emniyete çağrıldı. Konsey 2. Başkanı Doğan Heper, "müfettişleri hadlerini bilmeye ve araştırmalarını görev sınırlarını aşmayacak şekilde yapmaya" davet etti.

5 Mayıs gecesi "Cumhuriyet" gazetesinin Şişli'deki merkez binasının bulunduğu bahçesine pimi çekilmemiş bir el bombası atıldı. Bomba, uzmanlarca etkisiz hale getirilirken güvenlik kamerasının görüntülerinden, saldırganların iki kişi olduğu belirlendi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), "Hâlâ, gazetenin yayın ilkelerini silahlı saldırılarla ya da gözdağı vererek değiştirebileceklerini sananlar var" diyerek saldırıyı kınadı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) da, "Saldırıyı, sadece gazeteye yönelik değil, aynı zamanda cumhuriyet rejiminin değerlerine yapılmış bir saldırı olarak da lanetliyoruz" diye tepki gösterdi.

Karabük'te "Batı TV" Genel Yayın Müdürü Ergün Başkaya, 25 Nisan'da televizyon binasının önünde saldırıya uğradı. Kimliği belirlenemeyen dört kişi, haberden döndüğü sırada Başkaya'ya arkadan saldırmış, kafasına sopalarla vurulduktan sonra da yerde tekmelemişti. Karabük'te Şirinevler Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Başkaya'nın bir dişi ve burun kemiği kırılmıştı. Başkaya, kendisini, yaptığı bazı haberlerle yolsuzlukla yapmakla eleştirdiği Karabük Belediye Başkanı Hüseyin Erer'in dövdürdüğünü iddia etmiş, Adalet ve Kalkınma Partisi' ise iddiaları reddetmişti. Basın Konseyi saldırıyı kınadı.

Nisan ortasında Emniyet Genel Müdürlüğü, Meclis önünde protesto gösterisi düzenleyenlerle, gazetecileri tartaklayan Meclis Polisi hakkında inceleme başlattı. Emniyet Sözcüsü İsmail Çalışkan, Meclis Polisi'nin göstericilere ve gazetecilere müdahale tarzının doğru olmadığını belirtti. Çalışkan, toplumsal olaylara müdahalede eğitilmiş polisin öneminin bir kez daha anlaşıldığını vurguladı. Çalışkan, polisler hakkında inceleme başlatıldığını söyledi.

Gaziantep'te Cennet Süzer Anaokulu'nda müdire ve çalışanların türbanla görev yaptıklarına dair telefonla gelen iddiaları araştıran "Ekspres" gazetesinin muhabirleri Hüseyin Gesoğlu ve Zennure Can, 6 Nisan'da Eğitim-Bir-Sen Başkanı ve üyelerince tehdit edildi. Durumu gözlemlemek için okula "öğrenci velisi" sıfatıyla giren iki muhabir, haberci oldukları anlaşılınca okulda bir odaya kapatıldılar ve tehdit edildiler. Görüntülerinin izinsiz çekildiğini söyleyerek gazetecilere tepki gösteren okul yetkililerine haberciler de, "Burası kamusal alan ve biz görevimizi yapıyoruz" diyerek karşılık verdiler. Polis, gazetecilerin fotoğraf makineleri, ses kayıt cihazları ve kameralarına savcılık emriyle el koydu ve cihazları 17 Ocak'ta iade etti.

Antalya'nın Kaş İlçesi Kalkan Beldesi'nde yayımlanan "Likya Haber" gazetesi sahibi Özer Yılmaz, 4 Nisan gecesi tek tip takım elbise giyen kar maskeli dört kişinin saldırısına uğradı. Muğla'ya bağlı Fethiye Devlet Hastanesi'ne kaldırılan gazetecinin iki kolu ve kaburgalarında kırık oluştu. Yılmaz'ın başına da 30'a yakın dikiş atıldı. Saldırı öncesinde Kaş ve Kalkan bölgesinde sürdürülen kıyı yağmasına gazetesinde yer veren Yılmaz, saldırının planlı yapıldığını açıkladı.

Diyarbakır'da 30 Mart'taki cenaze töreni sonrası çıkan olayları takip eden Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Şakir Uygar polisin açtığı ateş sonucu ayağından yaralandı. Batman'da Diyarbakır'daki olayları protesto eden göstericiler gazeteci Nizamettin İzgi'nin başında bulunduğu "Batman" gazetesine saldırdı. Haber servisi bölümünün bulunduğu Sonsöz Matbaası zarar gördü.

Basın meslek örgütleri, Başbakan Erdoğan'ın Monaco'ya giderken yaptığı "Medyanın ileri gelenleri kendini yormasın. Bir çok iftiranın yalan olduğu ortaya çıktı. Bunun bir şeyler karşılığında olduğunun farkındayız. Bunu da bu kadar ağır söylüyorum" şeklindeki sözlerine 1 Mart'ta tepki gösterdiler. TGC, sözleri "ciddiyetsiz ve kabul edilmez" buldu. Basın Konseyi, suçlamanın üzüntü verici olduğunu kaydederek, buna son verilmesini istedi.

21 Şubat akşamı Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün özel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, gazetecilerin, "yabancı diplomatların, yabancı servislerin manipülasyonlarına açık olduğu" yönündeki ifadeleri basın meslek örgütlerince tepki gördü. Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD), Dışişleri Bakanı'nın sözlerine açıklık getirmeye çağırırken TGC ve ÇGD sözleri başarısızlığına bağladı.

"Sabah" gazetesi muhabiri Aliye Çetinkaya'nın, Eğitim Araştırma Dayanışma Derneği'nin (HEDA-DER) 10 Şubat'ta Konya'da düzenlenen "Resul'e Sadakat Yürüyüşü" başlıklı mitingi izlerken bir grubun saldırısına uğradı, tehdit edildi ve hakaretine maruz kaldı. Gazetecinin şikayeti üzerine iki kişi gözaltına alındı. HEDA-DER ise, gazeteci Çetinkaya hakkında "mitingin adabını bozmak" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Isparta Belediye Başkanı Hasan Balaman, 9 Şubat'ta makamına çağırdığı "Zaman" gazetesi Isparta Temsilcisi Arif Bayram Taş ile gazetenin muhabiri Mustafa Altıntaş'a saldırdı. Gazetenin 8 Şubat 2006 tarihli sayısında yayımlanan "AK Partili Başkanının Yetkileri Elinden Alındı" başlıklı haberi beğenmeyen Balaman, korumalarıyla gazetecileri hedef aldı. Basın Konseyi ve ÇGD, saldırıyı kınadı ve sorumluların yargılanmasını talep etti. Balaman'ın koruması Fatih Sarıoğlu, 11 Şubat'ta tutuklanıp ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Başsavcı Erol Tosun'a ifade veren Balaman ile Hukuk danışmanı Aykut Tecan tutuksuz yargılanacak.

17 Ocak'ta, Diyarbakır "Gün TV" muhabiri Aydın Öztürk, Bismil İlçesi'nde köy ağası olduğu belirtilen Nevaf Kahraman ve ona bağlı kişilerce, güvenlik kuvvetlerinin yanında dövülerek hastanelik edildi. İşçi Partisi'nin daveti üzerine Aslanoğlu Köyü Hanpazarı mezrasına giden Öztürk, köylülerin oturma eylemiyle ilgili ağa ve çevresinin görüşünü almak istiyordu. Bismil Devlet Hastanesi'ne kaldırılan gazetecinin kafasına ve sağ kaşına aldığı darbelerden dolayı 14 dikiş atıldı. Gün TV, muhabirine dayağı bir açıklamayla kınadı.

Gözaltı ve tutuklamalar

15 Kasım'da Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Tunceli'de bir itirafçının verdiği ifadeler doğrultusunda "yasadışı örgüte yardım ve yataklık ettiği" suçlamasıyla yargıladığı DİHA muhabiri Rüştü Demirkaya'yı tahliye etti. 14 Haziran'da gözaltına alınarak tutuklanan Demirkaya, 11'i tutuklu, 18 kişiyle birlikte yargılanıyordu. İlk önce Tunceli Kapalı Cezaevi'ne gönderilen Demirkaya, ardından Malatya Cezaevi'ne nakledilmişti.

"Özgür Halk" ve "Genç Bakış" dergilerinin İstanbul'daki bürolarına 13 Eylül'de yapılan baskında gözaltına alınan "Genç Bakış" dergisi İmtiyaz Sahibi Suat Kolca ile "Özgür Halk" ve "Genç Bakış" dergi çalışanları Yaşar Duman, Selahaddin Sumeli ve Mahmut Bozdağ, çıkarıldıkları İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nce tutuklandı. Tutuklanan 4 kişi önce Bayrampaşa Kapalı Cezaevi'ne götürüldü; ardından da Edirne F Tipi Kapalı Cezaevine nakledildi. Gözaltına alınanların yolda görevlilerce dövüldüğü iddia edildi.

Marksist Leninist Komünist Partisi (MLKP) örgütüne yönelik İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne bağlı ekiplerin 8 Eylül'de başlattığı ve en az 36 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyonlarda suçlamalar henüz bilinmiyor. İstanbul'da yayın yapan Özgür Radyo'nun Yayın Yönetmeni Füsun Erdoğan'ın da tutuklanmasına yol açan operasyonların üzerinde altı ay geçmesine karşın, Terörle Mücadele Yasası'ndaki değişikliğe dayanılarak dosya üzerindeki "gizlilik kararı" kaldırılmadı. Tutuklananlar arasında "Atılım" gazetesi yayın yönetmeni İbrahim Çiçek ve gazetenin genel yayın koordinatörü Sedat Şenoğlu da bulunuyor. Terörle Mücadele Daire Başkanlığı'nın koordinatörlüğünde "Gaye" adlı bir operasyon yürütüldüğünü açıklayan İstanbul Valisi Muammer Güler, "MLKP'nin tamamen çökertildiğini" açıkladı. Çiçek, Şenoğlu Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderilirken Erdoğan, Üsküdar Paşakapısı Cezaevi'ne oradan da bir kaç gün sonra Gebze Cezaevi'ne gönderildi.

Mersin'de Abdullah Öcalan'ın yakalanılışının yıldönümünde yapılan eylemleri izlerken araçlarında molotof kokteyli bulunduğu iddiasıyla 18 Şubat'ta tutuklanan DİHA muhabiri Evrim Dengiz ile Nesrin Yazar, 21 Kasım'da çıkarıldıkları duruşmada tahliye edildiler. "PKK/Kongra-Gel üyesi olmak" iddiasıyla tutuklanan ve dokuz aydır cezaevinde bulunan iki muhabirle ilgili olarak Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Emniyet Müdürlüğü Kriminal Laboratuarı'nın araç içinde ele geçirilen maddelerin patlayıcı özelliği taşımadığı yönünde verdiği rapora dayanarak tahliye kararı verdi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne bağlı ekipler, 8 Eylül'de başlatılan MLKP'ye yönelik operasyonların devamı olarak 21 Eylül'de de aralarında "Özgür Radyo", Emekçi Kadınlar Derneği, "Atılım" büroları, Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), Tersane Gemi Yapım-Onarım İşçileri Sendikası (Limter-İş) ve Tekstil-Sen'in de bulunduğu bir çok kuruluşta arama yaptı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20 Eylül'de verdiği izinle başlayan aramalarda, 85 kişi gözaltına alındı. "Özgür Radyo" haber müdürü Halil Dinç ile çalışanı Sinan Gerçek 11 kişiyle birlikte tutuklandı. Operasyonları İHD ve SDP gibi çok sayıda kuruluş kınadı.

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu'nun (Küresel BAK) Mart'ta düzenlediği sergi için Başbakan Erdoğan'ın ABD Başkanı Bush'un köpeği olarak gösteren bir afiş hazırlayan Britanyalı kolaj sanatçısı Michael Dickinson, sergi sorumlusu Erkan Kara'nın yargılandığı davada Başbakanla ilgili yeni bir afiş gösterince 12 Eylül'de gözaltına alındı. Üç gün Ümraniye Cezaevi'nde alıkonan Dickinson, ardından Zeytinburnu'daki Yabancılar Şube Müdürlüğü'nde tutuldu. Dickinson'a Düşünce Suçuna Karşı Girişim destek oldu. Yeditepe Üniversitesi'nin sözleşmesini yenilemediği öğretim görevlisi Dickinson Britanya Konsolosluğu'nun devreye girmesiyle serbest kaldı; 30 Eylül'de ise sınırdışı edildi.

13 Temmuz'da İzmir'de yapılan bir ev baskınında gözaltına alınan ve tutuklanarak Kırıklar F Tipi Cezaevi'ne gönderilen "Atılım" gazetesi yazarı Emin Orhan, 29 Temmuz'da serbest bırakıldı. Sosyalist Gençlik Derneği üyesi oldukları iddia edilen on kişiyle birlikte gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Orhan, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde ifadesinin alınmasının ardından serbest kaldı.

KADEK yöneticileri ile yaptığı röportajlar gerekçe gösterilerek bir itirafçının ifadeleri doğrultusunda 17 Mayıs'ta gözaltına alınan "Ülkede Özgür Gündem" gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve yazarı Hüseyin Aykol, ertesi gün çıkarıldığı Beşiktaş Cumhuriyet Savcılığı'nda ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Aykol'un Kandil'de 2003'te yaptığı röportajlar gerekçe gösterildi.

RSF ve Basın Konseyi'nin "Hapisteki gazeteciler" listesinde yer alan "İşçi Köylü" dergisi Genel Yayın Yönetmeni Memik Horuz , Ocak 2007'de tahliye olabilir. "TİKKO örgütü" üyesi olduğu iddiasıyla 15 yıl hapisle cezalandırılan Horuz'un durumu, eski Ceza Yasası'ndaki ilgili maddenin şartlı tahliye için öngördüğü infaz süresi doldurulduktan sonra 5237 Sayılı yeni TCK'ya göre yeniden ele alınacak.

1 Ocak 2006 itibariyle "Hapishanede Bulunan Gazeteci Sıfatlı Kişilerle İlgili Raporu"nu 27 Mart'ta açıklayan Basın Konseyi, Türkiye'de üç kişinin gazetecilik işlevinden cezaevinde olduğunu bildirdi. Basın Konseyi, bu kişilerin Kocaeli 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde bulunan "İşçi Köylü" gazetesi yazı işleri müdürü Barış Açıkel, "Mavi" ve "Kent" gazetelerinin yazı işleri müdürü Cengiz Doğan ve "İşçi Köylü" gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Memik Horuz olduğunu duyurdu.

PKK'ye bağlı HPG grubunun açıklamalarını yayımladığı için 13 Eylül'de tutuklanan Nusaybin "Mavi" ve "Kent" gazetelerin sorumlu yazı işleri müdürü Cengiz Doğan, beş ay sonra Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nden 3 Şubat'ta tahliye edildi. "PKK propagandası yapmak" ve "Suçlu ile suçu övmek" ile suçlanan Doğan, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, bir yıl altı ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı. Doğan'ın hapiste geçirdiği süreyi göz önüne alan mahkeme, gazeteciyi serbest bıraktı. Gazeteci TCK'nın 220/8 maddesinden yargılanıyordu.

"Sabah" gazetesi yazarı Mahmut Övür, Ankara'da kaldığı otelde, 1 Şubat sabahı, saat 5.30 sularında, gözaltına alındı. İki polis memuru, "Hakkınızda tutuklama emri var" diyerek Övür'ü Esat Karakolu'na götürdü. "Ben gazeteciyim, sabah 09.00'da karakola gelip ne olduğunu öğrensem öyle ifade versem olmaz mı?" diye soran gazeteci, "Siz 04.00'te gelmediğimize şükredin" denilerek terslendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürülen Övür, yıllar önce Kanal 6'nın genel yayın müdürü iken açılan hakaret davası kapsamında arandığını öğrendi. Adliye, aylar önce beraatla sonuçlanan davaya ilişkin bilgileri polise bildirmediği için gazeteci gözaltına alındı.

Dava ve girişimler

Üç aylık "İdea Politika" dergisinde yayımlanan bir röportaj nedeniyle RSF Genel Sekreteri Robert Ménard ve derginin yayın yönetmeni Erol Özkoray hakkında açılan davanın geçen yıl beraatle sonuçlandığı 30 Aralık'ta anlaşıldı. Şişli Adliyesi'ne giden Özkoray, kendisine kararla ilgili bir tebliğ yapılmadığını ifade etti. Derginin 28 Aralık 2001 tarihli sayısında çıkan röportajda Ménard'ın "Türk Rejimi Şizofrenik" sözlerine "Askeri ve cumhuriyeti tahkir ve tezyif" iddiasıyla dava açılmıştı. Eski Ceza Yasası'nın 159. maddesinden her iki gazetecinin de 6'şar yıla kadar hapisleri isteniyordu.

"Ülkede Özgür Gündem" gazetesi muhabiri Cengiz Kapmaz hakkında kaleme aldığı iki haberde, "PKK örgütünü ve hapisteki lideri Abdullah Öcalan'ı övdüğü" iddiasıyla 9,5 yıl ağır hapis istemiyle dava açıldı. PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı Cezaevi'nde geçirdiği günleri "2 bin 555 gün geçti" başlığıyla haberleştiren Kapmaz, 15 Şubat 2006'da yayımlanan dosya haberden dolayı 16 Şubat 2007'de İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak. Davanın açıldığı Aralık sonunda öğrenildi. Kapmaz, TCK'nın 215 ve 218 maddeleri uyarınca 4,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.

ABD'li tanınmış filozof ve dilbilimci Noam Chomsky'nin de yazarı olduğu ve Aram Yayınevi'nin yayımladığı "Kitle Medyasının Ekonomi Politiği: Rızanın İmalatı" başlıklı kitap hakkında açılan dava beraatla sonuçlandı. 20 Aralık'ta İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Sevim Efendiler, Aram Yayınları sorumlusu Fatih Taş ve çevirmeni Ömer Faruk Kurhan ve editör Lürfi Taylan Tosun'un Basın Kanunu uyarınca kitap içeriğinden sorumlu tutulamayacağına, çevirmen Ender Abadoğlu'nun sorumluluğunun AİHS'nin güvence altına aldığı "ağır eleştiri" kapsamında değerlendirildiğini bildirdi. "Türklüğü, Cumhuriyeti ve Meclisi alenen aşağılama" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla suçlan dört kişi, 1,5 yıldan 6'şar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyorlardı.

Başbakan Erdoğan'ın, çizdiği karikatürde kendisini keneye benzeten çizer Mehmet Çağçağ ve karikatürü yayımlayan "Leman" dergisi aleyhinde açtığı 25 bin YTL'lik manevi tazminat davasına Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 20 Aralık'ta devam edildi. Derginin 6 Temmuz 2006 tarihli sayısının kapağında yayımlanan "Reco Kongo kenesi Türkiye'nin anasını ağlatıyor" başlıklı karikatürle ilgili duruşmada dergiyi yayımlayan LM Basın Yayın Limited Şirketi'nin avukatı Fikret İlkiz, 1 Kasım'daki duruşmada, suçlamaya ilişkin yanıtını içeren 16 sayfalık metnini mahkemeye sunmuştu.

Doğan Yayınları arasında çıkan "Latife Hanım" kitabının yazarı gazeteci İpek Çalışlar hakkında "Atatürk'ü Koruma Kanunu'na muhalefet" iddiasıyla açılan dava 19 Aralık'ta beraatle sonuçlandı. Kitabıyla ilgili verdiği ve "Hürriyet" gazetesinin 4 Haziran 2006 tarihli sayısında yayımlanan röportaj nedeniyle Çalışlar ve "Hürriyet" gazetesi sorumlu müdürü Necdet Tatlıcan 4,5 yıl hapisle karşı karşıya idi. Latife Hanım'ın kardeşi Vecihe Hanım'a dayanarak aktardığı Atatürk'e dair bir anekdot suça gerekçe yapılmıştı. Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "suçun yasal unsurları oluşmadığı"na karar verdi.

19 Aralık'ta, Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "Hürriyet" gazetesinin Pazar Eki'nde 6 Şubat 2006'da yayımlanan "Adını Kaybeden Çocuk" başlıklı yazısı nedeniyle yargıladığı gazeteci Ahmet Altan ve gazetenin sorumlu müdürü Necdet Tatlıcan'ı savcının mütalaası doğrultusunda beraat ettirdi. Basın Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca yargılanan Altan, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir dosyadaki belgeleri yayımlamak ve olaya yorum getirdiği gerekçesiyle yargılanıyordu. Altan savunmasında, "Bu davayı açan savcı hakkında soruşturma başlatacak hukuki bir otoritenin olmasını isterdim" dedi.

Eski Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Canpolat'ın, Turan Çevik, oğlu ve damadını resen tahliye ettiği cinayet soruşturmasını yazan "Milliyet" muhabiri Lube Ayar hakkında açılan "yargıyı etkileme" davasının görülmesine 19 Aralık'ta Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Basın Kanunu'nun 19. maddesinden yargılanan Ayar, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Kamu adına çalışan bir başsavcının oğlunun, hayali ihracattan yargılanmış bir kişinin oğluyla ortak olduğunu ortaya çıkarmak ve başsavcının Çevik ailesiyle yakınlığını gösteren düğün fotoğraflarını yayımlamak basının öncelikli görevidir" dedi. Savcı, dava kapsamında esas hakkındaki mütalaasını hazırlayacak.

Bir yazısında "postmodern darbe" olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecini eleştiren gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, bir yazısından "Türk Silahlı Kuvvetleri'ni tahkir ve tezyif" iddiasıyla yargılandığı dava sonucunda beraat etti. 2001 yılında "Cuma" dergisinde çıkan "28 Şubat'ın Neresindeyiz?" başlıklı yazısındaki "Brifingci paşaların gerçek yüzleri ortaya çıktı" sözleri nedeniyle suçlanan Dilipak, 19 Aralık'ta Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Dilipak, yazısında suç kastı ve suç unsuru bulunmadığını ileri sürdü. Savcı esas hakkındaki mütalaasında suç kastı bulunmadığını, ifadelerin eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, "TSK da dahil tüm kamu kişi ve kuruluşlarının demokratik anlamda eleştiriye açık" olduğunu, suçun unsurlarının oluşmadığı yönünde görüş bildirdi. Mahkeme hakimi de bu talebe uyarak beraat karar verdi.

"Ülkede Özgür Gündem" gazetesi yazarı Sinan Kara, köşesinde kaleme aldığı yazılarda orduyu eleştirdiği için Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde TCK'nın 301/2 maddesi uyarınca yargılanacak. Gazetenin 22 ve 26 Eylül 2006 tarihli nüshasında yayımlanan "Kadrolu Katiller" ve "Kışla Partisi" başlıklı yazılarında "basın yolu ile devletin askeri teşkilatını aşağıladığı" gerekçesiyle Aralık'ta gazeteci Sinan Kara hakkında iki ayrı dava açıldı. Kara, 14 Mart 2007'de Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak.

"Ülkede Özgür Gündem" gazetesi yazarı İrfan Uçar, 25 Ocak 2005'te yayımlanan bir köşe yazısında "süren davayla ilgili mütalaa verdiği" gerekçesiyle 7 Şubat 2007'de Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak. Gazetenin 13 Aralık 2005 tarihli sayısında yayımlanan "301 Numara" başlıklı yazısında Ceza Yasası'nın 301. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle de Uçar, 14 Mart 2007'de aynı mahkemede yargılanacak.

15 Aralık'ta Mersin Asliye Ceza Mahkemesi, "1 Mayıs 1977 katliamı dosyası açılsın" başlığıyla yaptığı basın açıklaması nedeniyle ve "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, organ ve kurumlarını tahkir" iddiasıyla yargıladığı Mersin 78'liler Araştırma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ethem Dinçer hakkında beraat kararı verdi. TCK'nın 216/1, 301/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca açılan davada Dinçer'in 5 yıla kadar hapsi isteniyordu.

Belge Yayınları'nın sahibi ve gazeteci Ragıp Zarakolu'nun, Prof. Dr. Dora Sakayan'ın "Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları-Garabet Haçeryan'ın İzmir Güncesi" ve George Jerjian'ın "Gerçek Bizi Özgür Kılacak" kitaplarını yayımladığı için yargılanmasına 14 Aralık'ta devam edildi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 14 Aralık'taki yargılamaya kitapların çevirmenlerinin de dahil edilmesine yönelik adımlar atıldı. Kitabın ilkinde yayıncı "Türklüğü alenen aşağılama" ve "Orduyu tahkir ve tezyif" iddialarıyla 6 yıl hapisle karşı karşıyayken ikinci kitap için savcı, "Devleti ve Cumhuriyeti tahkir ve tezyif" ve "Atatürk'ün anısına hakaret" iddialarıyla 7,5 yıl hapis istedi. Mahkeme, bu kitabı Atilla Tuygan'ın çevirip çevirmediğinin araştırılması için duruşmayı 15 Mart 2007'ye erteledi. Mahkeme, ilk kitabın çevirmeni H. Zafer Korkmaz'ın dilenmesi için duruşmaya çağırdı.

Şemdinli olaylarıyla ilgili haber ve yazılardan dolayı "Günlük Evrensel" imtiyaz sahibi Ahmet Sami Belek ve sorumlu yazı işleri müdürü Şahin Bayar hakkında, TCK'nın 301. maddesi uyarınca ve basın yoluyla "Cumhuriyeti aşağıladıkları" iddiasıyla açılan üç ayrı davadan beraat ettiler. 13 Aralık'ta Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, eylemlerin basın özgürlüğü kapsamında kaldığını ve haber amaçlı olduğunu açıkladı. Cumhuriyet Savcısı Mücahit Ercan, "sanıkların suç işleme kastının bulunmadığı ve eylemlerinin basın özgürlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerektiği" yönünde görüş bildirdi. Davalar, "Susurluk çözülseydi Şemdinli olmazdı" başlıklı haberdeki DTP Eşbaşkanı Aysel Tuğluk'un beyanları, "Halk böyle uğurladı" haberi, yazar Ahmet Yaşaroğlu'nun "Farklı olması için" başlıklı köşe yazısı ve olaylarla ilgili sendika, kitle örgütü ve öğrenci eylemlerine yer veren habere açılmıştı.

13 Aralık'ta İstanbul 7. Asliye Hukuk mahkemesi, Birleşmiş Milletler (BM) yazışmalarında "El Kaide bağlantısı" ile gündeme gelen Suudi iş insanı Yasin El Kadı ile ilgili bir haber nedeniyle "Birgün" gazetesine 10 bin YTL'lik tazminat davası açan Başbakanlık danışmanı Cüneyd Zapsu'nun talebini reddetti. Zapsu'nun avukatları 24 Haziran 2006 tarihinde yayımlanan Hazal Ateş imzalı "AKP'de Zap-su sıkıntısı" başlıklı haberde yanlış ve yanıltıcı bilgiler verilerek Zapsu'nun yok edilmesinin amaçlandığını belirtilmiş, müvekkillerinin kişilik haklarının zarar gördüğü iddia edilmişti.

Genel Yayın Yönetmeni olduğu üç aylık "Idea Politika" dergisinde "Ordu ne İşe Yarar?" başlıklı yazıdan beraat eden gazeteci Erol Özkoray, www.ideapolitika.com sitesinde 2001 yılında yayımlanan aynı yazıdan cezayla karşı karşıya bulunuyor. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 12 Aralık'ta görülen ve Özkoray'ın ifade verdiği duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasında gazetecinin 301/2. maddeden iki kez cezalandırılması yönünde görüş bildirdi. Mahkeme ise, Özkoray'ın savunmasında adı geçen İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/12 esas sayılı dosyanın incelenmek üzere dosya içine sokulmasına ve yargılamaya 14 Mart 2007'de devam edilmesine karar verdi.

Dalaman'da MOPAK Kağıt ve Karton Şirketinin Muğla'da yayımlanan "Güney Ege" gazetesinden 300 bin YTL'lik öldürücü tazminat istediği davaya 12 Aralık'ta devam edildi. Gazete sahibi Hasan Karaçelik ve köşe yazarı Yüksel Sarı, MOPAK Şirketi'nin çevre kirliliğine yol açtığı ve çalışanların haklarını görmezden geldiğine ilişkin haber ve köşe yazıları nedeniyle "hakaret" iddiasıyla Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yargılanıyorlar. Bugüne kadar her iki tarafın tanıklarının dinlendiği ve sona yaklaşan dava 20 Mart 2007'ye kaldı.

Eylül 2005'te Osmanlı Ermenileri Konferansı'nın durdurulmasına ilişkin mahkeme kararının ardından yazılan yazılardan dolayı Hukukçular Birliği'nin şikayetiyle "Agos" gazetesinden Hrant Dink, Aydın Engin, Sarkis Seropyan ve Arat Dink'e açılan ceza davasının görülmesine 12 Aralık'ta devam edildi. Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, müşteki sıfatıyla davaya katılıp müdahil olmak isteyen şikayetçi avukatların talebini ve dosyanın bilirkişiye gönderilmesi yönündeki ayrı ayrı ilettikleri talepleri reddetti. Yargılamaya 18 Nisan 2007'de devam edilecek. Dört sanık, "yargıyı etkilemek" iddiasıyla 4,5 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.

Muş Milli Eğitim Müdür Vekili Yavuz İçyer'in kendi atamasını kendisi yaptığını iddia eden Muş "Haber 49" gazetesi sahibi Emrullah Özbey'e açılan davanın görülmesine Muş Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam edildi. İçyer davayı mazeret bildirilmeden izlemediği için düştü; üçüncü kez açıldı. 5 Ocak 2005'te çıkan "Bu ne perhiz ne lahana turşusu" başlıklı haber nedeniyle İçyer, 10 bin YTL tazminat istiyor. Yargılama 6 Mart 2007'de sürecek. 17 Ocak 2005'te yayımladığı "İmza Skandalı" haberinden Özbey, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Sadettin Yıldırım'ın şikayetiyle ertelemeli 854 YTL para cezasına çarptırılmıştı. Gazetecinin bir AKP milletvekilinin yakınlarınca tehdit edildiğine ilişkin şikayetini 5 Mart 2007'de Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesi bakacak.

2003 yılında Kandil Dağı'na giderek, PKK/Kongra Gel yöneticileriyle röportaj yaptığı için Ülkede Özgür Gündem gazetesinin Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol hakkında açılan "örgüt üyeliği" davasında gazete kupürleri incelenecek. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Aralık'ta görülen duruşmada, "Kandil Dağı dönüşü gazetecinin kaleme aldığı röportajların yayımlandığı gazete sayılarının incelenmesi" yönünde duruşma savcısının talebinde birleşti. Dava 20 Mart'ta sürecek.

2003 yılında Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nde görülen Belko davasında sanıklardan Av. Hatice Şahin'in başörtülü olduğu için savunmasını yapamadan mahkeme salonundan çıkarılmasını eleştiren "Yeni Şafak" gazetesinin 133 bin YTL tazminata mahkum olduğu 9 Aralık'ta basından öğrenildi. Yargıtay 4. Ceza Dairesi başkan ve üyelerinin Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı tazminat davası jet hızıyla sonuçlandı. Temyiz başvurusu ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce reddedildi.

"Birgün" gazetesi yazarı Erbil Tuşalp, Başbakan Erdoğan'ın "kişilik haklarına saldırıda bulunduğu" gerekçesiyle açtığı 10 bin YTL'lik tazminat davasında 5 bin YTL ödemeye mahkum edildi. Aynı gazetenin yazarı ve sesonline.net haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni gazeteci-yazar Yalçın Ergündoğan'ın üç yıl hapis ve para cezası istemiyle yargılanmasına 6 Aralık'ta devam edildi. Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi, davayı kısmen kabul ederek Tuşalp'ı, Başbakanın "kişilik haklarına saldırıda bulundukları" iddiasıyla 5 bin YTL manevi tazminat ödemesine karar verdi. Beyoğlu 2.Asliye Ceza Mahkemesiyse, Ergündoğan'ın yargılandığı davaya 21 Mart 2007'de devam edecek.

1 Mayıs 2005 İşçi Bayramı öncesinde kaleme aldığı bir yazıda hükümeti eleştirdiği için iki yıl hapisle yargılanan yerel "Demokrat İskenderun" gazetesi sahibi Ersen Korkmaz, en son 6 Aralık'ta hakim karşısına çıktılar. Gazeteci ve Türkiye Komünist Partisi' (TKP) yetkilisini Necmettin Salaz "hükümeti alenen aşağıladığı" gerekçesiyle yargılayan İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesi, davaya bir daha 30 Mart 2007'de bakacak. Korkmaz, TKP'nin İskenderun'daki panelini izlediği için Salaz ile birlikte üç yıl hapis istemiyle yargılanıyor.

Aralık başında, İHD İstanbul Şubesi eski başkanı Eren Keskin hakkında Tekirdağ Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesi'nde TCK'nın 301. maddesinden bir dava daha açıldı. Savcılık davayı, Keskin'in 2004 yılında DEHAP Çerkezköy ilçe teşkilatının düzenlediği insan hakları konulu söyleşide söylediği "Türkiye'nin resmi tarihi kirli bir tarihtir" sözü üzerine, "Türklüğü aşağılamak" iddiasıyla açtı. Keskin, davanın açıldığını Beyoğlu Adliyesi'nden öğrendiğini, talimatla ifadesinin istendiğini ve ifade verdiğini anlattı. Hakkında 301. maddeden beşin üzerinde dava ve soruşturma bulunduğunu söyleyen Keskin hakkında Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesi 15 Mart'ta yine 301. madde nedeniyle 10 ay hapis cezası vermiş, daha sonra bunu para cezasına çevirmişti.

5 Haziran 2005 "Dünya Çevre Günü"nde Bergama Çamköy'de yaşanan olaylarla ilgili Birgün gazetesinde 6 Haziran 2005'te yayımlanan "Maden yanlıları çevrecilere karşı" ve "Madenci köylü çevreci köylüye karşı" başlıklı haberler nedeniyle Normandy Madencilik A.Ş ve Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek'in açtığı 5 bin 175 YTL'lik tazminat davası reddedildi. Aralık başında sorumlu Müdür İbrahim Çeşmecioğlu ve haberci Elçin Yağız'ın yargılandığı davada İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıcı Mustafa Uyan, "davaya konu fotoğraflı haberin güncel, içeriğinin doğru olduğu, abartılmadığı ve davacının zarar görmesini gerektiren bir anlatım olmadığı ve haber verme özgürlüğü sınırları aşılmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın şikayetiyle 20 Haziran'da yargılanmaya başlanan "Osmanlı'dan Günümüze Ordunun Evrimi" başlıklı kitabın yazarı Osman Tiftikçi ve kitabın yayıncısı Sırrı Öztürk'ün davasına 5 Aralık'ta devam edildi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, yurtdışında bulunan Tiftikçi'nin ihzaren celbine ve Cumhuriyet Savcısı'nın esas hakkındaki mütaalasını sunması için süre verilmesine karar verdi. Geçen duruşmada da yazar Tiftikçi ülke dışında ikamet ettiği için duruşmaya katılmamıştı. Yazar ve yayıncı hakkında "Orduyu alenen aşağılamak" iddiasıyla yürütülen kovuşturma 6 Mart 2007'de sürecek. Her iki kişi de 301/2 madde uyarınca yargılanıyor.

Yazar John Tirman'ın kaleme aldığı "Savaş Ganimetleri: Amerikan Silah Ticaretinin İnsani Bedeli" kitabı nedeniyle Aram Yayınları sahibi Fatih Taş ile birlikte kitabın çevirmenler Lütfi Taylan Tosun ve Aysel Yıldırım, 29 Kasım'da beraat ettiler. Savcı mütalaada, "eser sahipleri" olan çevirmenlerin sanık olarak yargılanmaları nedeniyle Taş'ın yasal sorumluluğu bulunmadığını belirtti ve beraatını talep etti. Çevirmenlerin davaya dahil edilmeleri için de yasal sürenin aşıldığına dikkat çeken savcı, haklarında dava açılmasının zaten usul hatası olduğunu bildirdi. Bu görüşe uyan mahkeme hakimi de üç sanığın beraatine karar verdi. Kitabın çevirmenleri 19 Eylül'de ek iddianame düzenlenerek dahil edilmişti. Sanıklar, "Askeri kuvvetleri alenen aşağılama" ve "Atatürk'e hakaret" iddialarıyla yargılanıyorlardı.

Güneydoğu Anadolu'ya karşı yetkililerin ilgisizliğini ve vergi politikalarını eleştirdiği için Ceza Yasası'nın 301/2 maddesi uyarınca dava açılan "Batman Express" gazetesi yazı işleri müdürü ve köşe yazarı Mehmet Şah Ayaz'la gazete sahibi Murat Ayaz 24 Kasım'da beraat ettiler. Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21 Mayıs 2002 tarihli ve 9-123/253 sayılı kararına atıf yapan Batman 2. Asliye ceza Mahkemesi, Savcı Nihat Demir'in ceza istemesine rağmen "suçun unsurlarının oluşmadığı" gerekçesiyle gazetecileri beraat ettirdi.

"Milliyet" gazetesi muhabiri Belma Akçura, kaleme aldığı "Derin Devlet Oldu Devlet" adlı kitabına açılan dava nedeniyle 22 Kasım'da hâkim karşısına çıktı. Akçura, davanın görüldüğü Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin talimatı üzerine İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ifade verdi. Bir dönem ülkücü hareket içinde yer alan Ali Yurtaslan'ın itiraflarında Abdullah Çatlı'nın sağ kolu olduğu öne sürülen Nevzat Bor'un şikâyeti üzerine açılan davada Akçura, Güncel Yayınevi'nin Nisan 2006'da yayımladığı kitapta "yayın yoluyla hakaret" ettiği iddiasıyla yargılanıyor. Suçlamayı reddeden Akçura savunmasında, "Genel ifadelerimi alıp kendisine hakaret ettiğimi iddia ediyor" dedi.

Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, haftalık "Şarköy'ün Sesi" gazetesi yazarı Yakup Önal hakkında "Büyüklere Masallar-Pinokyo ve Dokuz Cüceler" başlıklı masallara yer verdiği için açılan tazminat davasında aldığı karar 21 Kasım'da gazeteciye tebliğ edildi. AKP Belediye Başkanı Can Gürsoy'un şikayetiyle yürütülen kovuşturmada mahkeme, Önal'ı Gürsoy'un "kişilik haklarına vaki haksız saldırısına son vermeye" çağırdı ve Medeni Kanunu'nun (TMK) 25/2 maddesi gereğince "üçüncü şahıslara bildirilmesi amacıyla Şarköy'ün Sesi gazetesinde yayımlanmasına" karar verdi.

Çanakkale "Çağdaş Demokrat" gazetesi sahibi Özge Kaya ve Genel Yayın Yönetmeni İlhan Kaya, Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğretim üyesi Ramazan Gülendam ile ilgili bir haber nedeniyle 21 Kasım'da Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yargılandılar. Gazeteciler, "Edebiyat Fakültesinde Muhafazakar Hocanın Marifetleri" başlıklı manşet haberi nedeniyle 6 bin YTL'lik tazminat cezasıyla karşı karşıya bulunuyor. İlhan Kaya da, "Yayın Yönetmeni olarak hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmadığı halde kendisine dava açıldığı", Özge Kaya da tekzip yoluyla kendisine hakaret edildiği gerekçesiyle Gülendam hakkında aynı tutarda tazminat davası açmışlardı. Haberde, Gülendam'ın bir kız öğrenciyi "evlenmek vaadiyle kandırdığı" iddiasına yer verilmişti.

İntihar eden bir şoförle ilgili bir iddiayı haberleştirdikleri için iki yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Değişim Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Orhan ile "Gündem" gazetesi sahibi gazeteci Ali Suat Eser, Karadeniz Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12 Temmuz'da görevsizlik kararı vermesinin ardından 27 Şubat 2007'de Karadeniz Ereğlisi 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanacaklar. Gazeteciler, bir basın açıklamasında dile getirildiği haliyle, intihar eden kişinin uyuşturucu kullandığına dair halk arasında konuşulduğuna yer verdikleri için TCK'nın 130. maddesi uyarınca mahkemelik oldular.

Roj TV'nin kapatılmaması çağrısıyla 2005 yılında Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'e mektup gönderdikleri için haklarında "PKK'ye yardım ve yataklık yaptıkları" iddiasıyla dava açılan Demokratik Toplum Partisi'nden (DTP) 56 belediye başkanının yargılanmasına 21 Kasım'da Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada, belediye başkanları Abdullah Demirbaş, Orhan Özer, Memet Tahir Karamaner, Hurşit Alptekin ve Mehmet Nasır Aras mektup gönderdiklerini kabul ederek daha önceki diğer sanıkların verdikleri savunmalara katıldıklarını ifade ettiler. 56 sanık hakkında 10'ar yıl hapis cezası isteniyor. Yargılama 23 Ocak'ta sürecek.

20 Kasım'da İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Koza Madencilik Şirketi'nin, "Asitli Yol" ve "Ovacık Altın Madeni İçin İptal Davası" başlıklı haberlere yer veren "Birgün" gazetesi Sorumlu Müdürü İbrahim Çeşmecioğlu ve haberci Elçin Yağız hakkında açtığı iki davayı reddetti. Davalarda, "Asitli Yol" başlıklı haberin kaynağını oluşturan basın bülteninin yayıncısı Pergamon Derneği Başkanı Sefa Taşkın ile ilgili şikayet de düştü.

Doz Yayınevi editörü Ali Rıza Vural, Mesut Barzani'nin iki ciltlik "Barzani ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi" adlı kitabı "Cumhuriyeti neşren tahkir ve tezyif etmek" iddiasıyla yargılanıyor. Şubat 2003'te yapılan ilk baskısına dava yasa değişikliği nedeniyle düşen kitap, Mayıs 2005'te gerçekleştirilen ikinci baskıdan sonra yine kovuşturmalık oldu. Üç yıl hapis tehdidiyle karşı karşıya bulunan Vural, 20 Kasım'da Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Davaya 8 Mart 2007'de Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edilecek. İddianamede, "Cumhuriyeti neşren tahkir ve tezyif etmek" ile suçlanan Vural, 301/2 maddesi uyarınca yargılanıyor.

Üç aylık "İdea Politika" dergisinde yayımlanan "Türkiye'nin İflası" ve "Oligarşik Kare" başlıklı yazılar nedeniyle yargılanan gazeteci-yazar Erol Özkoray, Kasım başında eski Ceza Yasası'nın 159. maddesi uyarınca 2 bin 200 YTL para cezasına mahkum edildi. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Özkoray'ı önce hapisle cezalandırdı ardından cezayı paraya çevirdi. Karar temyiz edildi.

Bergama Ovacık Altın Madeni'ni kesinleşmiş yargı kararlarına karşın işletmede tutan Koza Altın Şirketi, "Cumhuriyet" gazetesi yazarı Hikmet Çetinkaya ve sorumlu müdür Mehmet Sucu hakkında açtığı tazminat davasını kaybetti. 16 Kasım'da İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, ''Dava konusu yazının yayımlanması haksız eylem olmayıp basın özgürlüğünün gereğidir'' diyerek davayı reddetti. Çetinkaya, ''Politika Günlüğü'' başlıklı köşesinde 22 Mayıs 2005 tarihinde Bergama Ovacık Altın Madeni'nin kesinleşmiş yargı kararlarına karşın işletmede tutulmasını eleştirmişti.

Gazeteci-yazar Perihan Mağden, Santa Maria Kilisesi Rahibi Andrea Santaro'nun öldürülmesi olayının sanığı O.A. ile babasını eleştirdiği için "hakaret" iddiasıyla yargılandığı davada beraat etti. Mısır Çarşısı'nda meydana gelen patlamadan sanık olarak yargılanan ve beraat eden Pınar Selek hakkında yazdığı yazı nedeniyle kovuşturmalık olan Selek, "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ettiği" iddiasından da aklandı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 14 Kasım'da art arda gördüğü iki davada beraat kararların ilki "hakaret suçunun yasal unsurları oluşmadığı" gerekçesiyle, ikincisi ise "eleştiri sınırları içinde kaldığı" gerekçesiyle verdi. , "İki davadan da beraat ettim. Çok çok mutluyum" diyen Mağden, 288. maddenin 301 kadar sorunlu bir madde olduğunu ifade etti.

14 Kasım'da, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Selahattin Demirtaş Roj TV ve Gün TV'ye yaptığı açıklamalar nedeniyle "örgüt propagandası" suçlamasıyla yargılandığı davada bir yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Diyarbakır 4 No'lu Ağır Ceza Mahkemesi, Demirtaş'a "Öcalan'sız barış projesi başarısız olur. Öcalan'ın tecridi ihlalleri artırıyor" sözleri nedeniyle, TCK'nın "örgütün veya amacının propagandasını yapmak" iddiasından ve 220/8 uyarınca ceza verdi. Demirtaş, 2003'te yaptığı "Savaş ve Tecridin Yarattığı Gerginlik, İhlalleri Artırdı" başlıklı basın açıklamasındaki mesajları Roj TV'ye bağlanarak aktarması ve 24 Haziran 2005'te Gün TV kanalındaki "Özel Gündem" programında "Öcalan'ın Türkiye'deki barış projesinin dışında tutulmaması" görüşü nedeniyle yargılanıyordu.

14 Kasım'da Tunceli Sulh Ceza Mahkemesi, askeri birliklerle okulların iç içe oluşlarını eleştirmek için yaptığı basın açıklamasının Roj TV programında yayımlanması üzerine "Askeri kuvvetleri aşağıladığı" gerekçesiyle yargılanan Eğitim-Sen Tunceli İl Başkanı Hanefi Bekmezci hakkında beraat kararı verdi. Bekmezci, İl Jandarma Komutanlığı'nın ihbarı üzerine yargılandı.

Doğan Yayınları'nca yayımlanan "Latife Hanım" kitabında "Atatürk'ün anısına hakaret edildiği" iddiasıyla Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği (VKGB) Başkanı Taner Ünal'ın yaptığı suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandı. Haftalık "Yeni Aktüel" dergisinin 15-21 Haziran 2006 tarihli sayısında yayımlanan "83 Yıllık Çankaya Sırrı" başlıklı yazıda "Atatürk'e hakaret edildiği iddiasıyla 4,5 yıl hapis istemiyle dergi muhabiri Ecevit Kılıç'tan şikayet edilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "Kılıç'ın bu kitapta yer alan bilgiler vesilesiyle bir döneme ışık tutmak amacıyla, Atatürk kastı taşımaksızın, Anayasanın 28. maddesinde sayılan basın özgürlüğü çerçevesinde haber verme ve kamuoyunu bilgilendirme hakkı sınırlarında kaldığı kanaatine varılmıştır" dedi. Cumhuriyet Savcısı Nurten Altınok'un kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında, Kararda, "Atatürk'ü sevmek, düşüncelerine inanmak ile tarihi tartışmaların önünü kesmek apayrı şeylerdir" denildi.

"Cumhuriyet" gazetesi imtiyaz sahibi İlhan Selçuk, "Hakan Şükür ile Fethullah Münasebeti" başlıklı yazısı nedeniyle, "basın yayın yoluyla hakaret" suçundan yargılandığı davadan 8 Kasım'da beraat etti. Selçuk, 6 Eylül 2005'te yayımlanan yazısındaki "yobazın izinde" ve "mürteci" gibi ifadeleri nedeniyle yargılanıyordu. Savunmasında mürtecinin gerici anlamında siyasal bir kavram olduğunu, bu nedenle hakaret içermediğini söyleyen Selçuk, "Yazım bir durum tespitidir" dedi. Yargıç, iki yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen Selçuk'un kaleme aldığı yazının düşünceyi açıklama özgürlüğü kapsamında olduğunu belirtti. Dava, TCK'nın 125/2. ve 5187 sayılı yasanın 11. ve 26. maddeleri uyarınca açılmıştı.

2 Kasım'da, Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesi, "Mizgîn" dergisi yazı işleri müdürü Deniz Tursun ve dergi yazarları Ömer Aybar ile Gülcan Bahtiyar hakkında açılan davada görevsizlik kararı verdi. 16 Haziran'da açılan dava, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" fiilini düzenleyen TCK'nın 216. maddesi uyarınca üç yıla kadar hapis istemiyle açılmıştı. Davaya Ömer Aybar, derginin Şubat 2006 tarihli 18. sayısında yayımlanan "Kürt Çocuklarından Birkaç Manzara" başlıklı yazısı gerekçe gösteriliyor. Yazısında "Kürtlerin geçen yüzyıllık esaret dönemi boyunca en fazla karşılaştıkları politikanın, fiziki imha ve katliam olduğunu savunan Aybar, buna çocukların da dahil edildiğini ileri sürmüştü. Gülcan Bahtiyar'ın "Lozan Antlaşması" başlıklı yazısında ise, "Kürdistan, tamamen çağdışı ve kendi dönemlerinin en zalim yönetimleri arasında paylaştırıldı" demişti.

"Vatandaşlık Tepkilerim" adlı kitabında başörtüsünün Sümerler'de 'genel kadınlar' tarafından kullanıldığını yazan 92 yaşındaki Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ ve kitabın yayıncısı Kaynak Yayınları yetkilisi İsmet Öğütücü'nün "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve aşağılama" iddiasıyla yargılandıkları davanın ikinci duruşmasında, 1 Kasım'da beraat etti. Savcı Mehmet Akıllı'nın esas hakkında mütalaasında "suçun unsularının oluşmadığı" yönünde ilettiği görüşe katılan Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi İrfan Adil Uncu sanıkların beraatlerine karar verdi. Avukat Yusuf Akın'ın şikayetiyle bu kişiler hakkında TCK'nın 216/2 ve 218. maddeleri uyarınca dava açmıştı.

25 Ekim'de, gazeteciler Tuncay Özkan, Cüneyt Arcayürek ve Adnan Bulut'un, "Kanal Türk" televizyonunda yayınlanan bir programda "Türk askerini alenen aşağıladıkları" gerekçesiyle üç yıl hapisleri istendi. Kanalda yayınlanan "Politika Durağı" programında "Türk askerini aşağıladığı" gerekçesiyle yapımcı Özkan, program müdürü Bulut ve konuk gazeteci Arcayürek hakkında TCK'nın 301. maddesi uyarınca 3 yıla kadar hapis talebiyle dava açıldı. Dava 6 Haziran 2007'de Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanacak.

18 Ekim'de Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, vicdani retçi Erkan Bolot ile yapılan ve "Birgün" gazetesinin 30 Ekim 2005 tarihli Pazar Ekinde "Savaşların İnsan Kaynağını Kurutalım" başlığıyla yer verilen söyleşi nedeniyle "Halkı askerlikten soğutmak" iddiasıyla suçlanan sorumlu yazı işleri müdürü İbrahim Çeşmecioğlu ve muhabir Gökhan Gencay'ın DGM'ler yerine geçen "İhtisaslaşmış Ağır Ceza Mahkemeleri"nde yargılanmalarına karar verdi. Mahkeme, Terörle Mücadele Yasası'nda 29 Haziran'da 5532 Sayılı Yasa ile yapılan değişikliğe dayanılarak dosyada görevsizlik kararı verdi. Aynı mahkemede 318/2 maddesinden yargılanan ve yazı ile röportajlardan toplam 21 yıl hapsi istenen "Ülkede Özgür Gündem" muhabiri Birgül Özbarış'ın dosyaları da Ağır Ceza'ya gönderilmişti.

Ekim ortasında Yargıtay Başsavcılığı, Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Raporu nedeniyle Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu (BİHDK) Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve raporun hazırlayıcısı Prof. Dr. Baskın Oran hakkında "kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasından verilen beraat kararının onanmasını; "yargı organlarını aşağılama" iddiası yönünden verilen "düşme" kararına bozma istedi. Başsavcılığın gerekçesinde, 159. madde yargılamalarının Adalet Bakanlığı iznine bağlı olduğu anımsatılarak "Bakanlığın yazısında kovuşturma izni verildiği ya da verilmediği noktasında açıklık bulunmadığı, yeniden görüş sorulup sonuca göre hukuki durumun belirlenmesi gözetilmeden yorum yoluyla izin verilmediği sonucuna ulaşıldığı" belirtildi.

18 Ekim'de, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "Yeni Asya" gazetesinde yayımlanan "Yahudilerle 'dostluğa' dikkat!" başlıklı bir yazıya "haklı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla açılan davada yazar Ali Ferşadoğlu ve gazetenin eski yazı işleri müdürü Mustafa Döküler'in beraatine karar verdi. Yazıda, "Fransız İhtilali'nden, Marksizm, Komünizm hareketinden tutunuz, hemen her bozgunun, fesadın arkasında Yahudi parmağı izi bulmak mümkündür." ifadesine yer veriliyor. Daha önce "Yeni Asya International"da yayımlanan "Zelzelelere denk bir felaket" başlıklı yazıdan aynı iddia ile Bağcılar Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanan eski yazı işleri müdürü Döküler beraat etmişti.

Selanik'teki Atatürk Evi'nde bulunan anı defterine yazdığı yazıyla gündeme gelen 83 yaşındaki Mehmet Fethi Dördüncü, 16 Ekim'de çıktığı İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nce toplam 9 bin YTL para cezasına çarptırıldı. İki davadan "hükümeti alenen aşağıladığı" gerekçesiyle suçlu bulunan Dördüncü, Adliye çıkışında mahkumiyet kararlarını temyiz edeceğini söyledi. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da anı defterine yazdıklarından dolayı Dördüncü aleyhine toplam 30 bin YTL'lik manevi tazminat davası açmıştı.

Danıştay saldırısıyla ilgili "Oyun geri tepti" başlıklı habere yer verdiği için Bağcılar Başsavcılığı'nın, "Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ettiği" ve "devletin askeri organlarını basın yoluyla aşağıladığı" gerekçesiyle dava açtığı "Yeni Asya" gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü Faruk Çakır 13 Ekim'de mahkemeye çıktı. Bağ

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.