22 Ağustos, Cuma, Son güncelleme 01.17

İlgili Dış Bağlantılar

Gençler "Geleceğin Taslağı" Değil, Bugünün Bireyleri

"Türkiye'de Gençlik Çalışmaları ve Politikaları" kitabı "Türkiye’de bir gençlik politikasının olmamasının gençlik politikası" olduğunu söylüyor; gençlik yasası, destek, bütçe artırımı öneriyor. İstihdam, barınma, eğitim ve katılım temel sorunlar.

BİA Haber Merkezi

16 Mayıs 2008, Cuma

Bilgi Üniversitesi yayınlarından çıkan "Türkiye'de Gençlik Çalışmaları ve Politikaları" kitabına göre bugün Türkiye'de 15-29 yaş arası 19 milyon genç yaşıyor. Öngörülere göre gençlerin genel nüfusa oranı zaman içinde azalacak, ama bu 19 milyon sayısı neredeyse sabit kalacak.

Gençleri yok sayan "genç" algısı

Kitaba göre, iki tür genel gençlik algısı var, ikisi de sorunlu: Gençler "enerjisi" faydaya dönüştürülmesi gereken ya da yeterince bilinçli olmadıkları için "kötü" alışkanlıklardan ve "kötü niyetli" yönlendirmelerden korunması gereken bir grup olarak algılanıyor. İki yaklaşım da gençleri "gerçek hayata" –yani yetişkinliğe- hazırlanmak için yaşanan bir "ön dönem" olarak görüyor ve gençliğin o günkü ihtiyaçlarını yok sayıyor.

Oysa gençlik politikasını olması, gençlerin kullanmak isteyebilecekleri hakların ve kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olmalarının karar alıcılar, politika üreticiler tarafından kabul edilmesi demek.

Birçok akademisyenin katkıda bulunduğu, Nurhan Yentürk, Yörük Kurtaran ve Gülesin Nemutlu'nun derlediği kitapta, gençlik politikalarına yönelik bazı saptama ve öneriler şöyle.

Gençlik yasası: Mevcut düzenlemeler, gençlerin haklarını değil, devletin gençlere müdahale alanının çerçevesini çiziyor. Devletin gençlere yönelik temel sorumluluklarının çerçevesinin çizilebilmesi için "Gençlik Çerçeve Yasası" çıkarılmalı.

Gençlik için politika belgesi: Gençlik alanında çalışan tüm paydaşların eşit katılımıyla oluşturulacak bir politika belgesi, ihtiyaçları belirler, durum analizini yapıp bu ihtiyaçların kimler tarafından nasıl karşılanabileceğine yönelik çözüm önerileri sunar.

Türkiye Gençlik Konseyi: AB bünyesindeki her ülkede gençlik konseyi var. örgütlü gençlerin yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde ülke yönetimine katılmalarına olanak sağlayan ve yasayla kurulan en yaygın temel mekanizmalardan biri. Hem gençlerin yönetime katılımı hem de devletle yurttaşlar arasındaki dengenin yurttaşlar lehine gelişmesine de katkı yapar.

Gençlik merkezleri: Gençlik Hizmetleri Dairesi'nin gençlik merkezlerinde, merkez başına 146 bin genç düşüyor. Gençlere hizmet sunmak belediyelerin yasal görevlerinden. Gençlik merkezlerinin sayısının artması gerek.

Gençlik çalışmaları: Odağı gençler olan gençlik çalışmaları gençlerin güçlendirilmesini sağlıyor. Formel olmayan eğitimin desteklenmesiyle gençler kendilerini geliştirebilecek alanlar bulabiliyor. Gençlerin fiziki olarak başka şehir ve ülkelere yönelik hareketliliğinin sağlanması; gençlik çalışmasında öğrenme, özerklik ve gelişme için önemli bir araç. Toplumsal katılımı artırabiliyor.

Kamu kaynakları: Gençlik için bir üst eşgüdüm kurulu ve Meclis'te ayrı bir çocuk ve gençlik ihtisas komisyonu oluşturulmalı. Gençlik çalışması için devletin genç başına ayırdığı miktar yaklaşık 1 YTL. Yerel yönetimlerde gençlik örgütlerinin aldığı paysa neredeyse sıfır. Bunlar artmalı. Hizmet süreçlerinin oluşumu ve sürdürülmesindeki süreçler şeffaflaşmalı. (TK)

* Türkiye’de Gençlik Çalışması ve Politikaları

Derleyen: Nurhan Yentürk, Yörük Kurtaran, Gülesin Nemutlu

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Nisan 2008, 501 sayfa.

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.