Last Modified 09-01-2009 06.50

Temelkuran: Türkler Ermenilere "Benim Evim Senin Evin" Demeli

Galatasaray Üniversitesi'nde konuşan yazar Temelkuran, Ermeni meselesinin Türkiye'nin en anlaşılmaya muhtaç meselesi olduğunu belirterek, "Ülke gerçekliğini anlamanın yolu bize öğretilmiş olan hissizliği yenerek bunu kişisel bir mesele olarak kabul etmek" dedi.

Gsü-ha - İstanbul

14-11-2008

Galatasaray Üniversitesi Uluslararası Hukuk ve Diplomasi Kulübü tarafından düzenlenen "Dış ilişkiler-Toplumsal Diyalog" başlıklı söyleşiye katılan Milliyet gazetesi yazarı Ece Temelkuran, Ermeni meselesinin toplumsal diyalog konusunda aşılması gereken en önemli konu olduğunu belirtti.

"Ermeni meselesi bir 'soykırım mı, değil mi' tartışmasından çıkarılıp daha kişisel bir mesele olarak değerlendirilmeli. Türkiye'de Afrika'daki yoksullara dair, Gürcistan savaşındaki mağdur insanlara dair bir hissiyatımız olmasına rağmen Ermeni meselesinde bir hissizlik var. Bunun nedeni de öğretilmiş bir hissizlik aslında."

Bize en başından beri Türkiye'nin sütten çıkmış ak kaşık bir ülke olduğu hikayesinin öğretilmeye çalışıldığını belirten Temelkuran, "Türkiye'yi bir beton duvar olarak düşünürsek Ermeni meselesi de o duvardaki en kritik tuğladır, ve onu çektiğimiz anda duvar yıkılır" dedi.

"Türkiye çözemediği meselelerin üzerinde top koşturuyor. Abdullah Gül'ün Erivan'a gitmesi kişisel hissiyatımızda neyi değiştirdi? Hiçbir şeyi. Size hiçbir şey hissettirmediği gibi Erivan'da yaşayanlara da hiçbir şey hissettirmedi. Halklar arası ilişkiler kurşun geçirmez camların arkasından izlemekle olmuyor."

Bu sorunun Ermeni ve Türkiyelilerin birebir ilişki içerisine girerek, konuşarak birbirine soru sorarak çözülebileceğini, yaşanan acılar, ölümler bir yana insanlar için evsiz olmak düşüncesinin çok zor olduğunu ifade eden Temelkuran'a göre, Türkiyelilerin Ermenilere "Benim evim senin evin demesi gerekiyor.

Hrant Dink'in "Ben bu ülkede Ermeniler'in öldüğünü değil, yaşamış olduğunu ispatlamaya çalışıyorum" şeklindeki sözlerini hatırlatan Temelkuran, Dink'in ölümünün ardından oluşan tepkinin insanların vicdanlarında oluşan yaradan kaynaklandığını ve bunun çok insani duygularla ortaya çıktığını" söyledi. (PY-NV/BÇ)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.