Last Modified 08-01-2009 17.58

Barış İçin Militarist Dilden Vazgeçmek Gerek

Total retçi Tarhan Medya savaşı destekliyor. İnsanların öldüğü bilinmeli; yazar Mağden Barış ihtimali milliyetçi söylemle darbe alıyor; akademisyen Altınay Barış istemek marjinalleştiriliyor; avukat Coşkun Savaş karşıtlığı sansürleniyor dedi.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

30-10-2006

Savaş karşıtları "Nasıl Bir Medya İstiyoruz" sorusuna, "militarist söylemin terk edilmesi gerektiği" görüşünde birleşerek yanıt verdi. Öncelikle, medyanın savaşa karşı taraflı, güce karşı tarafsız olması gerektiğini belirten savaş karşıtlarının bir diğer vurgusu, savaşın gerçekliğinin "sadeleştirilmeden" verilmesi oldu.

Tarhan: Savaşın insani boyutu hatırlanmalı

3-5 Kasım'da Türkiye'den ve dünyanın dört bir yanından gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler ve aktivistlerin katılımıyla İstanbul'da Uluslararası Bağımsız Medya Forumu'nu düzenliyoruz.

Bu forumun amacı farklı pratikleri biraraya getirerek demokratik, katılımcı ve bağımsız bir medya evreninin olanaklarını, limitlerini ortaya çıkartmak ve "başka bir iletişim"i kurmaya doğru adım atmak olacak.

Bu yüzden forum öncesinde herkesin "nasıl bir medya istediğini" merak ettik. Bu dizi foruma kadar devam edecek.

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa forum@bianet.org adresine bekliyoruz.

Sivas Askeri Mahkemesi'nin hakkında 25 ay hapis cezası verdiği total retçi Mehmet Tarhan, medyadan beklentisini "haber almak" olarak özetledi. Medyanın iletişim aracı olma görevini yerine getirmesi gerektiğini dile getiren Tarhan, şu anda medyanın "savaşı desteklediğini" söyledi.

Savaşın gerçekten insani boyutunun ön plana çıkmadığını ifade eden Tarhan, "insanlar savaşta gerçekten insanların öldüğünü bilmeli" diye konuştu. Barışın, insanın yanında yer alınması gerektiğini vurgulayan Tarhan, vicdani ret konusu ile ilgili de gerçek bir sansür olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'deki gazetecilerin Irak işgali sonrasında "iliştirilmiş gazeteciliği" tartışmaya açtığını kaydeden Tarhan, "Türkiye son 20 yıldır çok kötü bir sınav veriyor. Bu ülkede 20 yıldır bir savaş var ve görmezden geliniyor. Bunları korkmadan çekinmeden kayıt altına almak gerekiyor, sahibinin sesi medyasından kurtulmak gerekiyor" dedi. Tarhan alternatif olarak fanzin, dergi, İnternet gazeteciliğinin geliştirilmesi gerektiğini önerdi.

Mağden: Barış ihtimali milliyetçi söylemle darbe alıyor

Yeni Aktüel'de yayınlanan "Vicdani Ret" yazısı nedeniyle hakkında "halkı askerlikten soğutmak" gerekçesiyle dava açılan gazeteci yazar Perihan Mağden de, medyada militarist ve milliyetçi bir yaklaşım olduğunu belirtti.

Güneydoğu'da barış ihtimalinin milliyetçi söylemle darbe aldığını vurgulayan Mağden, "şehit edebiyatının" sürekli hale getirildiğini açıkladı. Çocuklarının ölmesinin ardından "vatan sağolsun demeyeceğiz" diyen "şehit aileleri" karşısında medyanın "ezberinin bozulduğunu" ifade eden Mağden, objektif davranmanın önemine işaret etti.

Mevcut gazetelerin ölü doğum olduğunu, yeteri kadar sert ve alternatif olamadığını kaydeden Mağden, "daha sert, gerçekleri tüm çıplaklığı ile sunan haberlere ihtiyaç var" dedi. "Ağar bile söylemini antimilitarizme kaydırıyorsa, bu hissiyata tercüman olmaya çalışıyorsa, halkta böyle bir hissiyat var demektir" diyen Mağden, "Medyada neden bunu görmek istemiyorlar?" diye sordu.

Altınay: "Medyanın dili militarizmi normalleştiriyor"

Sabancı Üniversitesi'den Yrd. Doç Dr. Ayşegül Altınay, medyada savaş söyleminin dilden başladığını açıkladı. Medyanın dilinin militarizmi normalleştirdiğini ifade eden Altınay, şiddetin her alana yayıldığını söyledi.

Her türlü toplumsal mücadelenin "savaş" olarak nitelendiğini hatırlatan Altınay, örnek olarak "kanserle savaş, dayakla savaş" başlıklarını gösterdi. "Öncelikle dilin sivilleştirilmesi gerekiyor" diyen Altınay, söylemde yaşanan bir başka tehlikenin ise, savaş taraftarlarının "gerçekçi", barış taraftarlarının "idealist" görülmesi sorunundan kaynaklandığını anlattı.

Altınay, barış istemenin marjinalleştirildiğini, savaşa destek vermenin de normal bulunduğunu dile getirdi. Medyanın barış yanlılarını marjinalleştirmemesi gerektiğini açıklayan Altınay, beklentisinin "sorgusuz sualsiz bir barışsever medya" olmadığının da altını çizdi. Altınay idealini, farklı alternatifleri farklı görüşleri yansıtan bir medya olarak özetledi.

Coşkun: "Vicdani retçiler vatan haini olarak görülüyor"

Aralarında Mehmet Tarhan ve Osman Murat Ülke'nin de yer aldığı birçok vicdani retçinin savunmasını üstlenen Avukat Suna Coşkun, medyada savaş karşıtlığı ve vicdani ret konusunda sansür uygulandığına dikkat çekti.

Vicdani ret konusunun yaygın basın tarafından görmezden gelindiğine işaret eden Coşkun, yer alan haberlerde de bu insanların "vatan haini" olarak görüldüğünü söyledi. Medya kuruluşlarının kamu çıkarı doğrultusunda değil, sermaye çıkarları doğrultusunda çalıştığını savunan Coşkun, "şablon haberlerle toplumun yönlendirildiğine inanıyorum" dedi. (AÖ/TK)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.