Last Modified 09-01-2009 00.22

GİSBİR Başkanının Tersanesine 20 Gün Kapatma

GİSBİR Başkanı Bayrak'ın sahibi olduğu Çeksan tersanesinde inceleme yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri 20'den fazla eksik belirledi. Tersanenin 20 gün süreyle kapatılmasına karar verildi.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

28-08-2008

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, Tuzla’da faaliyet gösteren Çeksan Tersanesinde yaptıkları incelemede 20’den fazla eksiklik tespit etti. Tersaneye 20 gün kapatma cezası verildi.

Tuzla’da bulunan ve Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) Başkanı Murat Bayrak’ın sahibi olduğu Çeksan tersanesinde yapılan incelemelerde iş sağlığını ve güvenliğini tehlikeye düşürücü “kimyasal parlayıcı ve patlayıcı maddelerin açıkta bulunduğu ve parlama ve patlamaya zemin oluşturduğu”, “elektrik kablolarının elektrik çarpmasına yol açabileceği”, “korkuluk bulunmaması nedeniyle çalışma sırasında işçilerin yüksekten düşme tehlikesinin olduğu”, “tavan çökmesi olasılığı tespit edildi.

Müfettişlerin belirledikleri eksiklikleri içeren raporu inceleyen Çalışma Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü Komisyonu tersanenin belirlenen eksiklikler nedeniyle 20 gün süreyle kapatılmasına karar verdi.

Karar, Tuzla Kaymakamlığı ve Emniyet Müdürlüğü arcılığıyla iş yerine tebliğ edilerek tersane mühürlendi.

Eksikliklerin giderildiğine dair rapor alındığı takdirde sürenin bitimi beklenmeden yeniden açılabileceği bildirilen Çeksan'da yapımı süren ve iki gün sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne teslim edilmesi planlanan arabalı vapurun, cezanın bitmesinin ardından teslimi yapılacak. 

"Sözde cezaların amacı kamuoyunun gözünü boyamak" 

Konuyla ilgili bianet’e konuşan Tersane Gemi Yapım ve Onarım İsçileri Sendikası (Limter-İş) başkanı Cem Dinç “Çeksan’ın diğer tersanelerden bir farkı yok. Aynı kuralsızlıklar orada da var, diğerlerinde de sürüyor” dedi.

Dinç şöyle konuştu:

“Tersanelere 20 günlük, bir aylık kapatma cezaları veriliyor ama beş gün sonra da açılıyor. Bu sözde cezaların amacı var olan kamuoyu tepkisini dindirmek, göz boyamak.”

"Bakanlık çözümsüzlük üretiyor" 

Dinç Bakanlığın asıl sorunlardan uzaklaştığı görüşünde.

“Tersanelerdeki asıl neden örgütlenmenin önüne konan engeller, iş güvenliği ve işçi hayatı. Taleplerimiz dikkat alınmalı, sendikamız muhattap kabul edilmeli. Aksi taktirde samimiyetten söz etmek pek mümkün değil.”

Bu kapamalardan en çok işçilerin zarar gördüğünü belirten Dinç sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tersanelerin kapalı oldupu günlerde işçilere ücretlerinin ödenmesi gerekiyor. Ancak ne Bakanlık ne de işveren böyle bir ödeme yapıyor. Bu da başka bir kuralsızlık. Tersaneler kapatılsa da, başka yere taşınsa da var olan sorunlara çözüm olmayacak. Bakanlık çözüm değil, çözümsüzlük üretiyor.”

TİB Der: Tersane kapatmalar iş cinayetlerini önlemiyor 

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Tersane İşçileri Birliği Derneği (TİB Der) “21 Mayıs tarihinde ilk kapatma cezası Selah tersanesine gelmişti. O günden bu güne pek çok tersane kapatıldı. Kapatmaların gölgesinde sürekli iş cinayeti yaşandı. Tersane kapatmaların iş cinayetlerini önlemiyor” dedi.

Görüşlerini almak istediğimiz GİSBİR yetkilisi herhangi bir açıklama yapamayacaklarını söyledi. GİSBİR başkanı ve Çeksan tersanesinin sahibi Bayrak’tan da bir yanıt alamadık.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü müfettişlerinin yaptıkları denetim sonrası bir ay süreyle kapatılmasına karar verdiği ve çalışmasını durdurduğu RMK tersanesinin cezası kaldırıldı.(BÇ/EZÖ)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.