Last Modified 02-12-2008 00.23

Related External Links

"Takdir Edilesi Bir Faşist Saldırı Denemesi"

Ermeni cemaatinden gençler Halaçoğlu'na da, ona karşı çıkmayanlara da tepkili. Hayko "Katliamı kabul etti", Sevan "Kendince üç küfürle eş kelimeyi aynı cümlede kullanması takdir edilecek bir faşizm örneği!", Arden "Din değiştirmek zorunda kalan akrabalarımız var. Buna ''maalesef'' demek kafatasçılık" dedi.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

22-08-2007

Türk Tarih Kurumu (TTK) başkanı Yusuf Halaçoğlu, bir konferansta "Türkiye’de yaşayan Kürtler’in Türkmen kökenli, Kürt Alevileri’nin ise ’Ermeni kökenli olduğunu" iddia etti. Tepkiler üzerine bir açıklama daha yaptı ve "bilimsel bir çalışması olduğunu" ekledi. Ermeni cemaatinden gençlere ne düşündüklerini sorduk:

Hayko Bağdat, 32: Halaçoğlu istemeden bir doğruya işaret etti: Katliamdan  kurtulmak için Müslümanlığa dönenler, Müslüman ailelere bırakılanlar veya  emanet edilen birçok kişi var. 1915’in vahim sonuçlarına Halaçoğlu kestirmeden el atmış oldu. Aslında bu konu Türkiye’de bir tabu, Sabiha Gökçen olayı çıkınca niye kıyamet koptu? Etnisiteyle uğraşanların alenen düştüğü komik durum, Halaçoğlu'nun ırkçı tavırlarının tepki görmesi olumlu.. Artık marjinal olan bizler değiliz, Halaçoğlu gibi olanlar."

Arden Kürkçüoğlu, 29: Halaçoğlu 1915'teki katliamı kabul etmiş oldu. Bizim kendi içimizde kendini Türk kabul eden akrabalarımız var, bazı akrabalarım zamanında din değiştirmek zorunda kalmışlar. Babam Malatya'ya gidince kaç kişi yanına gelip "ben aslen Ermeniyim" diyor. Halaçoğlu’nun bunu ''maalesef'' olarak nitelendirmesi kafatasçılık."

Kirkor Baloğlu, 23: Yusuf Halaçoğlu gibi düşünen insanların önemli görevler alabilmeleri benim ileriye dönük yeşeren umutlarımı köreltiyor. Demokrasi ve halkların kardeşliği adına toplum olarak büyük adımlar atmamızın şart olduğu bugünlerde asıl bölücülüğü böyle ihtiras uğruna bilimden uzaklaşan beyinler yapıyor. Umarım onların yerini bu mirasın (!) içinde kendini kaybetmeden yetişmiş, hümanist gençler doldurabilir."

Hrant Kasparyan, 24: Ermeni karşıtlığının hala bu kadar yaygın olması üzücü. Ocak'ta "hepimiz Ermeniyiz" diye bağıran yüzbinlerin içinde olan Alevilerin de TTK önüne siyah çelenk bırakması da hayal kırıklığı. Halaçoğlu'nun demecinin aksini ispatlamaya çalışanların tavırlarındaki abartı ve öfke de bir tür ırkçılık değil mi?"

Sevan Paylan, 28: Diyarbakır gezisinde “Sana Kürt diyenin yüzüne tükür” diyen Orgeneral Cemal Gürsel’i tekrar hatırladım Halaçoğlu sayesinde. Kendisinin bu görevde Ermeni soykırımı tartışmaları ve resmi ideolojinin ajanı vasfı sayesinde bu kadar uzun zamanda kalabildiğini düşünüyorum.

Ülkenin küfürle eş değer kabul gören ilk (Ermeni) ve ikinci (Alevi Kürt) sıfatlarını bir doğal olanı sayılan üçüncüyle (PKK) bağdaştırmayı denemesi takdir edilesi bir faşist saldırı açılımı. Böylece ırkı bozuk olduğu düşünülen bir milletin her üç küfrün oluşumunda ve birbirini tetiklemesinde rolünün olduğu ispatlanmaya çalıştı."

Sonuç itibariyle bu faşist söylemi kınamayıp onu söyleyen kişiyi istifaya davet etmeyen kişi veya kurumlar da Anayasa'da yazan “vatandaşlık bağı”nı değil; ırk ve din bağını esas alıyor ya da böyle olmasına ses çıkarmıyor demek. Bunun yanı sıra "ırkçı" diye eleştirenlerin kimilerinin de ırkçılığı, ırkçılık yaparak kınaması de gözden kaçırılan bir başka gerçek.

Serda Arslan, 32: Halaçoğlu’nun açıklaması utanç verici. Bu tahrik edici açıklamaları farklı kesimleri yanlış yönde tetikleyebilir zira ülke henüz ortak kimlikleri benimseyebilmiş değil. İşin ilginç yanı, yaptığı açıklamalara genel olarak bakılırsa galiba gerçekten “Hepimiz Ermeniyiz!”

Selina Özuzun, 30: Halaçoğlu'nun açıklaması ve içeriğini ayrı değerlendirmek gerek. İyi niyetli ve samimi olmadığı açık. Yaptığı açıklama "herşeyin altından Ermenilerin çıktığını" ima ediyor. Asıl önemli olan insanların kendilerini hangi kimliğe ait hissettikleri. Yani eğer Ermeniler sonradan Kürt veya Alevi kimliğini benimseyip öyle yaşamışlarsa artık geçmişlerine bakıp onların Ermeni kökenli olduğundan bahisle politika üretmek suni bir yaklaşım ve aynı zamanda da bir kültürü yok saymaktır. (NK/EÜ)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.