
Last Modified 08-01-2009 03.18
Related Bianet News
News
Başbakan Erdoğan, Selçuk'un ve Alemdaroğlu'nun serbest bırakıldığı, Perinçek'in tutuklandığı, Newroz kutlamalarında iki kişinin öldüğü 23 Mart Pazar günü Manisa'da "Antalya'da köprülü kavşak yaptıklarını" anlattı.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
24-03-2008
23 Mart Pazar günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Manisa'da mesir macunu şenliklerindeydi.
Aynı gün, Ergenekon soruşturması kapsamında 21 Mart Cuma sabahı gözaltına alınan Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk serbest bırakıldı.
Yine aynı gün İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek sevk edildiği İstanbul Nöbetçi 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "Ergenekon terör örgütünün üst düzey yöneticisi olmak ve devlete ait gizli belgeleri temin edip elinde bulundurmak" suçlarından tutuklandı, Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderildi.
Mahkeme eski rektör Kemal Alemdaroğlu'nu serbest bıraktı, Alemdaroğlu'nun yurtdışına çıkışı yasaklandı, her ayın 1'i ve 15'inde, polis mermezine giderek imza atmasına karar verildi.
23 Mart Pazar günü Medyanın "izinsiz gösteri" ilan ettiği Newroz kutlamalarında aynı gün iki kişi öldü, yüzlerce kişi gözaltına alındı.
Başbakan Erdoğan'ın Manisa'daki konuşmasında ise öncelikli gündem başlıkları bunlar değildi.
Erdoğan konuşmasında önce halkla kucaklaştı:
"Şuna inanıyorum, sizler Türkiye'nin nabzısınız. Çünkü Türkiye'nin sesi sizlersiniz. Çünkü iktidarın gerçek sahibi sizlersiniz. Kim milleti küçümserse, kim milletin iradesini, tercihini, arzusunu yok sayarsa o kaybeder o kaybetmiştir."
Erdoğan'ın konuşmasından Baykal da payına düşeni aldı:
"Antalya'ya Türkiye'nin bir numaralı turizm merkezine bir tane katlı köprülü kavşak gelmemişti bizim iktidarımıza kadar. Ama şimdi 10 tane yapıldı."
Erdoğan "Vur vur inlesin, Baykal dinlesin" tezahüratları üzerine "Anlamaz o işlerden, anlamaz, anlamaz. Her zaman söylüyorum. Milletvekili seçildiğin ilde yıllarca çakılı bir tane çivin, bir tane dikili ağacın var mı onu söyle" dedi.
Erdoğan "sağlık alanında 'devrim' yaptıklarını" öne sürerek sözü "demokratik laik sosyal bir hukuk devleti"ne getirdi:
"Biz sosyal devlet olmanın gereğini yapıyoruz. Demokrasiyi bir kenara koyun, laikliği bir kenara koyun, sosyal devleti bir kenara koyun, lafla hukukun üstünlüğüne inanmak olmaz, hukuk yaşanır."
Erdoğan Sosyal Güvenlik Yasası'nı da savundu:
SSGSS'yle ilgili benim emekli vatandaşlarımı sürekli aldatıyorlar. Şu anda sistemin içinde olan hiçbir emekli vatandaşımın kazanılmış hakkı geri alınamaz bunu biliniz."
Erdoğan bir ara İstanbul'daki olaylara kısaca değindi:
"Bırakın mafya işini görsün, bırakın çeteler işini görsün' diyorsa biz niye varız? 'Siz bu ülkede hortumcularla, mafyayla, çetelerle mücadele etmeyecek miydiniz?' Halkım bunu sormaz mı? Verdiğimiz sözü tutuyoruz. Rahatsız olanlar var."
"Neden rahatsız olanlar var? İşte bunu iyi takip etmeniz gerekir. Geçmiş dönemlerde krizlerin bu ülkeye, bu millete neler kaybettirdiğini bizler de milletim de çok iyi biliyoruz. Onlar hep imtiyaz sahibiydi."
Newroz kutlamaları, polis müdahelesi, yaralanan ve ölen insanlar içinse hiçbirşey söylemedi. (NZ/GG)
* Bu haberi Sabah, cnnturk.com ve ntvmsnbc.com'dan yararlanarak derledik.
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |