
Last Modified 02-12-2008 00.00
Related Bianet News
News
Mahkeme, polisin "İçkiliydi, direndi, hakaret etti" diye şikayet ettiği muhtar Çiğdem Nalbantoğlu'nu akladı; görevli polisler hakkında işlem yapılmasını istedi. Şimdi takipsizlik kararına karşı 11 Mayıs'ta yapılan itirazın sonuçları beklenecek.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
23-05-2008
Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi, iki yıl önce kimlik kontrolü yapan polislere direndiği ve hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan Gümüşsuyu Mahallesi'nin kadın muhtarı Çiğdem Nalbantoğlu hakkında beraat kararı verdi.
Nalbantoğlu'a, kimlik kontrolü sırasında "hakaret ve darp ettikleri, ardından da GBT için gözaltına aldıkları" gerekçesiyle Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler hakkında yapılan şikayetteyse 12 Mart'ta takipsizlikle sonuçlanmıştı.
Beyoğlu İlçesi'nde son iki yılda yaşanan olaylarda birçok müştekinin, birkaç polisin birlikte tuttuğu tutanakla sanık durumuna düşürüldüğünü savunan Nalbantoğlu'nun avukatı Erdal Doğan, bu uygulamayı reddeden söz konusu "istisnai kararı" önemsediklerini söyledi.
Bu olaylarda idari ve adli soruşturma başlatılması gerekirken Emniyet Müdürlüğü ve Valilikten refleks olarak şüpheli polisleri koruyan demeçler verilerek, sorumluların yargılanmasının önünün kesildiğini ileri sürdü.
Şimdiyse mahkeme, savcı Hüseyin Aslan'ın talebine de uyarak, olay günü olan 11 Ağustos 2006'da görevli polis memurları hakkında, görev sınırlarını aşıp aşmadıklarının belirlenmesi için suç duyurusunda bulundu.
Savcı, "dosya kapsamındaki deliller, tanık beyanı ve sanık ve şikayetçilerin beyanları dikkate alındığında sanığın mahkumiyetine yetecek delil elde edilemediğinden sanığın ispatlanamayan suçtan beraatine... mütalaa olunur" şeklinde görüş bildirdi. Hakime Nazan Akçay başkanlığındaki mahkeme de, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verdi.
Doğan, Emniyete göre daha önce 16 Ağustos 2006'da şikayette bulunmasına karşın Emniyetle ilgili takipsizlik kararı daha erken gelmişti. Artık mahkemenin suç duyurusu ve avukat Doğan'ın takipsizlik kararına karşı 11 Mayıs'ta yaptığı itirazın sonuçları beklenecek.
Bir bar önünde kimlik kontrolü yapan polis, Nalbantoğlu'ndan kimlik sordu ve muhtarın anlatımına göre, arama kararını göstermeden zorla çantasını aradı.
Kimliğini gösteren Nalbantoğlu, sohbet sırasından muhtar olduğunu söyleyerek uygulamanın nedenini sordu. Bu sırada görevli kadın polislerden biri, "Yeni İlçe Emniyet Müdürümüz ne kadar travesti, ..ne, orospu varsa hepsinden iğrendiği için biz de defterlerini düreceğiz, temizleyeceğiz" şeklinde konuştu.
Sözlere şaşıran Nalbantoğlu'nun "Siz hanımsınız nasıl böyle konuşabilirsiniz, nasıl böyle cümleler sarf edebilirsiniz?" şeklinde karşılık verince "senin GBT'nini aldıracağız. Göreceğiz senin ne mal olduğunu" denilerek şiddetle sürüklendi.
Polislerin konuşma üslubuna itiraz ederek "Aranan biri olsam devlet bana muhtarlık yaptırır mı?" diyen Nalbantoğlu'ya hakaretlerde bulunulduğu; elleri arkadan kelepçenerek Taksim İlkyardım Hastanesi'ne götürüldüğu iddia edildi.
O dönem bianet'e bir İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilisi, Nalbantoğlu'nun "içkili" olduğunu, işlemlere karşı direndiği ve "Siz kim oluyorsunuz da beni arıyorsunuz. Ben muhtarım. İstesem sizi sürerim" dediğini ileri sürmüştü. (EÖ/GG)
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |