Last Modified 08-01-2009 04.36

Related External Links

"Meclis ve Yargı, Politik Cinayetleri Derinlemesine Soruşturmuyor"

TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Ahmet Ersin, Hrant Dink, Rahip Santoro, Malatya Zirve Yayınevi cinayetlerinde davaların tetikçiler veya birkaç faille sınırlı tutulduğunu, perde arkasındaki sorumluların tespit edilmediğini açıkladı.

BİA Haber Merkezi - Ankara

14-11-2008

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonu üyesi Ahmet Ersin, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun 1,5 yıllık bir çalışmanın ardından yayımladığı Hrant Dink Cinayeti Raporu için, "Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun hazırladığı raporun çok ilerisinde" dedi.

NTV'de dün (13 Kasım) Oğuz Haksever'in sorularını yanıtlayan Ersin, "Meclis İnsan Hakları Komisyonu incelemelerini etkin şekilde yürütmüyor. Bu durum hem meclisin itibarını zedeliyor hem de olayların üzerine gerekli şekilde gidilmemesine neden oluyor" diye konuştu.

Ersin: Yargı güvenirliği ve ülke imajı zarar görüyor

"İşkence ve kötü muamelesi iddiaları, Hrant Dink cinayeti, Rahip Santoro cinayeti, Malatya'da Zirve Yayınevi'nde üç kişinin öldürülmesi gibi pek çok siyasi ve dini nitelikli cinayetlerin araştırılmasında ayak sürüme, üstünü örtme gibi yaklaşım var."

Ersin, gelinen aşamada bu olaylarla ilgili soruşturmaların "dar kapsamlı" tutulduğu, birkaç kişiyle sınırlandırılıp tüm boyutlarına girilmediğini söyledi: "Bu durum yargıya güvenirliğine ve yurtdışlındaki imajına da zarar veriyor. Türkiye bu durumların üzerine kararlılıkla gitmeli. Sadece silahı çekeni değil perde arkasındaki kişiler de ortaya çıkarılmalı. Bunun yapılmaması çok ciddi bir zaaf."

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar da, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun Dink raporunda devlet görevlilerinin olayla ilgili sorumluluğunun somut biçimde ortaya konduğunu belirterek "Savcılar hemen harekete geçmeli" dedi. 

Bakanlık: İletişimin tespitine izni biz vermiyoruz

Ayrıca Adalet Bakanlığı, Teftiş Kurulu'nun 2004 yılında Mc Donald's a yönelik bombalı saldırı düzenlediği dönemde o zamana kadar numarası tespit edilemeyen bir telefondan sıklıkla yurtdışını aradığını yansıttığı raporunda, "Adalet Bakanlığınca izin verilmediği için Yasin Hayal isimli tutuklunun iletişim bilgilerine ulaşılamadığı" yönündeki değerlendirmeye karşı çıktı.

Bakanlık, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi gereğince iletişim bilgilerinin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına izin verme yetkisinin "bağımsız yargı organlarına ait" olduğunu duyurdu: "Adalet Bakanlığının bu konuda herhangi bir görev ve yetkisi bulunmadığı gibi yargı organlarına bu yönde bir talimat vermesi de söz konusu olamaz."

Meclis Raporu da "koordinasyonsuzluk ve ihmal" demişti

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Alt Komisyon, 19 Ocak 2007 tarihinde işlenen Dink Cinayeti ile ilgili hazırladığı raporunu 23 Temmuz'da kamuoyuna açıklamıştı.

Raporda devletin kendi vatandaşının can güvenliğini sağlamada kusurlu olduğunu ortaya koydu. Komisyon başkanı Mehmet Ocaktan, "Hem emniyet teşkilatı hem de jandarma açısından bir ihmalin, kusurun, koordinasyonsuzluğun olduğu sonucuna vardık" demişti. (EÖ)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.