Last Modified 07-01-2009 23.00

"Keşke Hristofyas'la Talat Kıbrıs'ta Köklü Çözümü Konuşabilseler"

Yrd. Doç. Dr. Hasgüler'e göre, Hristofyas'la Talat'ın Kıbrıs'ta köklü bir çözüm üzerine konuşabilmeleri kolay değil. "Mülkiyet, yabancı askerler, Türkiye'den gelen göçmenler ve garantörlük sistemini konuşmak gerekiyor."

BİA Haber Merkezi - İstanbul

20-03-2008

Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas'ın yarınki (21 Mart) görüşmelerini yorumlayan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Hasgüler, bu buluşmada Kıbrıs için köklü çözümün konuşulacağını düşünmüyor. Ona göre, bu buluşma daha çok "imaj"la ilgili.

"Hristofyas  köklü çözüm istiyorum diyor ama daha çok 8 Temmuz anlaşması diye de anılan da Gambari sürecini çalıştırmaktan yana. Talat da köklü çözüm istediğini söylüyor, ama inisiyatifi Ankara'ya bırakıyor. Ankara kendisi kriz içinde. Türkiye'deki iç siyasal kriz sürerken AKP'den açılım sağlanması beklenemez."

Görüşme BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller'in Lefkoşa'daki ikametgahında, saat 10:00'da başlıyor.

Hasgüler'in sözünü ettiği Gambari Süreci, BM Özel Temsilcisi İbrahim Gambari'nin inisiyatifiyle 2006'da üzerinde anlaşılan bir ortak çalışma metni. Adadaki iki yönetimin mayınların temizlenmesi, kapıların açılmasından kuş gribiyle mücadeleye, insan kaçakçılığının önlenmesine kadar birlikte çalışmasını öngörüyor.

İki başkandan da federasyon isteği

Hristofyas dünkü basın toplantısında çözümün iki toplumlu tek devletli, insan haklarına dayanan bir federasyondan geçtiğini söyledi; Talat'ın sözcüsü Hasan Erçakıca da "görüşmelerin iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon üzerinde olması gerektiğini" dile getirdi.

"Hazırlıklı değiller"

Ancak Hasgüler iki liderin de köklü çözüm için yeterince hazırlıklı olmadığını, çözümün de liderlerde değil adanın halkında olduğunu düşünüyor. "Bu sorunun çözümünü sağlayacak olan iki toplum şu an uykuda. Kıbrıs sorunu bir imaj sorunu değil. Ortadoğu problematiği içinde, derinliği, dinsel, tarihsel, etnik boyutu olan bir uzlaşmazlıktır. Ortadoğu'da hiçbir sorunun kapı pencere açarak çözülmeyeceği açık. Önemli olan tarih yazacak olan kapıyı açmak."

Konuşulması gerekenler

Hasgüler'e göre köklü bir çözüm için şu konuların sağlıklı biçimde görüşülmesi gerekiyor:

Mülkiyet sorunu: Kıbrıs'ın kuzeyinden güneyine gitmiş olan Kıbrıslırumların  ve güneyden kuzeye geçmiş Kıbrıslıtürklerin mülkleri ve arazileri.

Garantörlük sistemi: Türkiye'nin, Yunanistan'ın , Britanya'nın garantörlüğüne dayanan sistem ne olacak?

Türkiye'den gelmiş nüfus:Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'a gelmiş göçmenler var. Hristofyas bu sayının 50 bin olmasını kabul edebileceklerini söylüyor. Bu bile önemli aslında. Ama Kuzey Kıbrıs'ta böyle 500 bin kişi var.

Askerlerin statüsü: Türkiye ordusu da dahil adadaki yabancı askerlerin statüsü.

Hasgüler dört yıl önce imzalanan doğrudan ticaret tüzüğünün hâlâ uygulanmadığına da dikkat çekiyor.

"Çözüm hep erteleniyor"

"Kıbrıs'ta hep çözümün eşiğine gelindi, ama risk almayan, korkan liderlerin duruşuyla geri dönüldü" diyor. "Talat izolasyonlar konusunda bir arpa boyu yol alabilmiş değil. 2012'de Kıbrıs AB Dönem Başkanı olacak. Hristofyas çözüm için çabalamayı dört yıl sonrasına mı bırakıyor acaba? AKP'ye gelince, Kıbrıs sorununu AB eşiğine gelince çözmek istiyor." (TK)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.