Last Modified 02-12-2008 00.23

Baykal "Sürrealist", Erdoğan "Pişkin ve Patavatsız"

Erdoğan Baykal'a "Kurduğunuz fantastik dünya Türkiye'ye zarar veriyor" derken, Baykal Erdoğan'ın sözlerini "Başbakan artık fütursuzluğu, pişkinliği ve patavatsızlığı ölçü tanımaz hale getirdi" diyerek yanıtladı.

BİA Haber Merkezi - Ankara

23-04-2008

"Bazı muhalefet partilerinin gerçekçilik zemininden uzaklaşmasını, öncelikle halkla buluşabilecekleri mecraları bir türlü yakalayamamalarına bağlıyorum. Millete daha iyisini vaat etmek, iktidarı daha iyisini yapmaya zorlamak, eksikleri işaret ederek eleştirmek yerine, bugün muhalefet ne yazık ki her konuda bir ret cephesi haline geldi."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Meclis Grubu’nda yaptığı konuşmada "Baykal’ın derdi gerçekler değil ki. Onun derdi kafa bulandırmak, temiz suya zehir dökmek. Başka işimiz yok dönüp dönüp seni mi yalanlayacağız" dedi:

"Milletin bütün su kaynaklarını kirletmeye çalışanların, kendilerine sormaları gereken basit bir soru var; o su kaynakları yarın, onlara da lazım olmayacak mı? Öyle zannediyorum ki, ‘ben kazanamayacaksam, herkes kaybetsin’ saplantısı, muhalefetin bu basit gerçeği bile görmesine engel oluyor."

Baykal: Erdoğan fütursuz, pişkin ve patavatsız 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal'sa, Erdoğan'a "Başbakan artık fütursuzluğu, pişkinliği ve patavatsızlığı ölçü tanımaz hale getirmiştir. Pişkindir, fütursuzdur ve patavatsızdır" diyerek yanıt verdi:

"Oyla telafi edemezsiniz: Demokraside hiçbir iktidar kendi meşruiyeti ile ilgili tartışmaları anayasa ve hukuku değiştirerek ortadan kaldıramaz. Anayasa ve hukuk zafiyetlerini oy oranlarıyla telafi etmek mümkün değil. Türkiye'de işlerin iyi gidip gitmediğini görmek istiyorsanız Başbakan'ın asabı bozuk mu değil mi ona bakın. Eğer asabı bozulmuşsa, söylediği sözün nereye gittiğinin hesabını yapamıyorsa işler kötü gidiyor demektir. Bize yerli yersiz saldırılar yapıyor. 'Baykal sabah başka, akşam başka konuşuyor' diyor. Bir tane örnek göstersin."

Erdoğan: CHP'nin durumu "sürrealist" akımlar gibi 

Muhalefetin, ilk olarak milletle, ikinci olarak da küstüğü gerçekler dünyasıyla barışması gerektiğini ifade eden Erdoğan,  "Muhalefetin içine kapandığı vehimler dünyasından çıkma zamanı artık geldi" dedi:

"Çaresizlik ve umutsuzluğun ittiği bu fantastik dünya, sadece muhalefet partilerinin kendilerine değil, Türkiye’ye, millete, memlekete zarar veriyor. Ben hoşgörülerine sığınarak bu durumu, resim sanatındaki ‘sürrealist’ akımlara benzetiyorum."

"Baykal zaten gerçekleri aramıyor ki" 

"Kapatma davasını Sayın Cheney’e şikayet ettiğimizi iddia ediyor. Baykal, kendisine bile yakışmayan bu iftirayı ilk ortaya attığında ABD sefareti kendi bakımlarından, Başbakanlık da yazılı bir açıklamayla bizim açımızdan bu iddiayı resmen yalanladı.
Peki, Sayın Baykal, bu gerçeği kabul etti mi, bununla barıştı mı, tezviratı bıraktı mı? Hayır... Çünkü aradığı zaten gerçekler değildi ki... Onun derdi, kafa karıştırmak, suyu bulandırmak, temiz suya zehir dökmek, atmak. (...) Başka işimiz yok, dönüp dönüp seni mi yalanlayacağız Sayın Baykal?" (GG)
* Haberi ntvmsnbc.com ve Radikal gazetesinden derledik. 

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.