Last Modified 03-12-2008 00.00

"Orduyla Hükümet Uzlaştı, Orduya Yaslananlar Ortada Kaldı"

Kardaş: Güçlenen iktidar karşısında sıkışan ordu, ekonominin üzerini örmeye çalışan hükümetle uzlaştı. Ordunun tarihsel müttefikleri CHP ve MHP şaşkın. Uzlaşmayı bozmak istemeyen AKP, Kürt sorununda açılım yapmayacak.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

07-03-2008

Kuzey Irak'a düzenlenen askeri harekat sonrasında Genelkurmay, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve muhalefet partileri arasında yaşanan tartışmayı değerlendiren Dr. Ümit Kardaş, hükümetle ordunun iktidarı paylaşmak üzere vardığı uzlaşmanın yansıması olduğunu söyledi.

Bu uzlaşmanın kırılma noktasının Kürt sorunu olduğunu belirten Kardaş, hükümetin kısa zaman öncesine kadar karşısında duran orduyu yanında tutmak için siyasi bir çözüm için açılım yapmayacağını düşünüyor.

Tarihi ordu-CHP ittifakı 

Geçen hafta boyunca süren PKK'ye yönelik sınır ötesi harekatta 300'e yakın insan öldü. Ordunun çekilmesinin Amerika Bileşik Devletleri'nden (ABD) yetkililerin tepkileri üzerine gelmesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) tepkisini çekti.

Gazetecilerin operasyon bölgesine girmemesini isteyerek haber akışını kontrol altında tutan ve ilk defa harekat boyunca teknik bir dille açıklamalar yapan Genelkurmay, eleştirilere karşılık verdi. Hükümet de Genelkurmay'ı destekledi.

Kardaş, Osmanlı İmparatorluğundan bu yana askerin, siyasetçiler tarafından, hem iktidara gelmek hem de muhalafet yapmak için araçsallaştırıldığını ve ordunun siyasete müdahalesini meşrulaştırdığını hatırlattı.

"Cumhuriyet tarihi boyunca CHP ordunun asli müttefiki oldu. MHP de kendi izlediği siyasetin gerektirdiği biçimde benzer şekilde davrandı. Bu ittifak 1980 darbesi haricinde de bozulmadı."

Yeni dengeler 

22 Temmuz seçimlerinden sonraysa yeni bir uzlaşmanın oluştuğunu söylüyor Kardaş.

  • AKP'nin oy oranını artırarak iktidarını koruması, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı seçtirmeyi başarması, 2004'teki darbe girişimiyle ilgili bilgilerin gün ışığına çıkması orduyu sıkıştırdı. Gündemden düşse de, Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik sürecinde güvenlik bürokrasisinin siyasetin dışına itilmesi de bir etken.
  • Ekonomik sorunlar, yükselen toplumsal muhalefet, milliyetçilik, tabandan gelen tepkiler ve ABD'yle ilişkiler de hükümetin alanını daralttı. Sosyal güvenlik reformu, yeni anayasa bağlamında yükselen özgürlük taleplerinin yanı sıra ekonomik gelişmeler de hükümeti sıkıştırdı. Temel ihtiyaçlara yönelik zamlar, yeni vergilerle ilgili haberler işsizlik oranı sabit kalırken dolar milyonerlerinin sayısının artmasıyla üst üste geldi.

Ordunun yeni "partneri" hükümet 

Sonuçta Kardaş'ın deyimiyle "asker-sivil dansı"nda "ordu yeni bir partnerle devam edeceğim" dedi.

"Türban serbestisine karşılık askeri harekat da bunun bir örneği." Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında başörtüsünü sorun eden Genelkurmay, üniversitelerde "tüban"ın serbest bırakılmasıyla ilgili tepki vermemiş, ardından sınır ötesi harekat gelmişti.

"Bu durum CHP ve MHP açısından şaşırtıcı oldu ve bir boşluk oluştu. Bundan sonra hükümetin ne yapacağını göreceğiz ama ben bu uzlaşmayı tehlikeye atacak her girişimden –yani Kürt sorununa siyasi bir açılımdan da geri duracaklarını düşünüyorum."

Ordu mu, Büyükanıt mı?

Peki bu uzlaşma ve "partner değişimi" ordu içinde ne kadar genel bir yaklaşımın, ne kadar Genelkurmay Balkanı Yaşar Büyükanıt'ın tavrının göstergesi?

Kardaş, "Ordu içinde bir bölünme olup olmadığını dışarından bilemeyiz" diyor ama ekliyor:

"Bu kadar siyasileşmiş bir kurumun içinde farklı yaklaşımların ortaya çıkması kaçınılmaz." (EÜ/GG)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.