Last Modified 02-12-2008 22.51

Baro, Yargı Reformunu Kaçırmaya Çalışan Hükümete Tepkili

İstanbul Barosu, Olli Rehn'e sunulan "yargı reformu strateji taslağı"nın uzmanların görüşlerine açılmadan hazırlanmasını eleştirdi. Baro, önerilen değişikliklerin yargıyı iktidarın kontrolü altına sokacağını vurguladı.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

12-05-2008

İstanbul Barosu, hükümetin "Yargı Reformu Strateji Taslağı"nı baroların katkısını almadan hazırlamasını eleştirerek, yargı reformunun tarafların katılımını içeren bir şekilde yapılmasını talep etti.

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in hazırladıkları taslağı geçen hafta Türkiye'yi ziyaret eden Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'e sunduğu haberi gazetelerde yer almıştı.

"Anayasa taslağında da aynı şey oldu"

Baro, yaptığı yazılı açıklamada "Bu nitelikteki bir belgenin sunulmasından önce bilgimizin ve katkımızın bulunmamasını, bize özgü bir eksiklik olarak nitelendirmenin olanaksız olduğu kanısındayız" dedi.

"Bu türden bir başka katkı esirgenmesini, hazırlandığı bildirilen ama gizlenen Anayasa değişiklikleri aşamasında da yaşamıştık. Geçtiğimiz ay, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir üniversitede bile tartışılan Anayasa Değişiklikleri Tasarısı konusunda da, bilgi ve katkı talep edilmemişti.

"Hükümetin, hazırladığı metinleri, kendi ülke çevresi, kamuoyu veya sivil toplum kuruluşları ile tartışıp konuşarak pişirmek yerine, öncelikle 'dışarıdan' alacağı onaylarla tasarı haline getirmesinin, giderek kökleşen bir uygulama olmaya evrilmiş olmasından büyük üzüntü duyuyoruz."

"Yargı bağımsızlığına aykırı"

"Yargı Reformu Stratejisi Taslağı"nın Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik müzakereleri kapsamında hazırlanması zorunlu olduğunu hatırlatan baro, bu belgenin görüşleri alınmadan hazırlanmasının sadece "bir yöntem yanlışı" olmadığını; bu haliyle tasarının "dayanaksız" da kaldığını belirtti.

Baro, basına yansıyan düzenleme önerilerini de eleştirdi:

  • Siyasal iktidarın Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'na Meclis'ten üye seçimi, yargıda sözü edilen “bağımsızlık” ve “reform” kavramlarıyla asla bağdaştırılamaz.
  • Kuvvetler ayrılığı ilkesinin doğru anlaşılamaması halinde, bir yandan Bakan ve Müsteşarın mevcudiyeti ile yürütmenin, diğer yandan da Meclis seçimiyle yasamanın, yargı üzerinde baskı oluşturduğu bir evreye geçileceği anlaşılıyor.
  • Yargıcın memurlaştırıldığı, Adalet Akademisi ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ile bakanlık ayaklı bir "kontrolün" devam edeceği yolundaki ısrarlı tavırlar, reform adı altında, egemenlik pekişmesinin gerçekleşmesine yol açacak yeni bir anlayışın getirilmekte olduğunu göstermektedir.

Hükümet: Bu sadece ön taslak

Bakan Şahin, gelen tepkiler üzerine "bunun bir ön taslak olduğunu" ve hukukçuların görüşüne sunulacağını belirtmişti.

Şahin ön taslağın 20-24 Mayıs tarihlerinde Antalya’da Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri, Türkiye’deki tüm başsavcılar ve Adalet Komisyonu başkanlarının katılacağı toplantıda tartışılacağını söyledi. (EÜ/GG)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.