
Last Modified 21-11-2008 00.01
News Tags
Related Bianet News
News
BÜ'den Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, "kapitalist bir toplumda iktidarın yolsuzluğu normal karşılamaya başladığını" söyledi. 2001 krizinden sonra yolsuzluğun kısmen kontrol altına alındığını belirten Çalışkan'a göre kısmi de olsa çözüm bağımsız yargıdan geçiyor.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
10-09-2008
"Kapitalist üretim ilişkisi içerisinde yolsuzluğun yapısal nedenlerini tarif etmek biraz zor. Yolsuzluk, aslen adaletsizlik üzerine kurulu olan bir sistemde iktidar tarafından normal karşılanır hale geliyor."
Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Koray Çalışkan, son dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarıyla ilgili ardı ardına çıkan yolsuzluk iddialarını değerlendirdi.
Bir ay içinde AKP Başkan Yardımcısı Şaban Dişli bir imar yolsuzluğu iddiası nedeniyle görevinden istifa etti. AKP'li Gaziantep Belediyesi'yle ilgili iddialar ortaya çıktı. Son olarak da Almanya'da görülen Deniz Feneri e.v. davasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın adı da yolsuzluk iddiaları içinde yer aldı. Her iktidar döneminde benzer iddialar ortaya çıkıyor.
Çalışkan “Türkiye’de yolsuzluk 2001 krizinden sonra kısmen kontrol altına alındı. Bu, sıkı enflasyon politikaları ve bankacılık sektöründeki açıkların kapatılmasıyla mümkün olmuştu” dedi.
Çalışkan, en azından varolan kurallara uyulmasının yolsuzluk vakalarını azaltabileceğini düşünüyor:
“Kapitalizm adaletsiz bir sistem, içinde yapılan her şey mübahtır diye düşünmek yanlış olur. Almanya'da da durum bu ama orada hukukun gereğini yerine getiren bağımsız savcıların varlığı Türkiye’deki gündemi değiştiriyor.”
Çalışkan'a göre Erdoğan ve Deniz Feneri davasında çıkan iddiaları haberleştirdiği için tepki gösterdiği Doğan Grubu başkanı Aydın Doğan arasındaki tartışmada taraf olmamak gerekli: “Biri siyasi elit, diğeri burjuva, kendini çok önemseyen iki anti-demokratik şahısın tartışmasında vatandaş olarak taraf olacak bir yan yok.”
Erdoğan'ın konuşmalarında “benim belediye başkanım”, “benim valim” gibi söylemler kullanmasını eleştiren Çalışkan, “Başbakan nasıl böyle bir üslup kullanıyor anlamak mümkün değil. Onlar Başbakan’a değil, bize yani yurttaşlara hizmet etme mecburiyetindeler” dedi.
Doğan’ın da bağımsız medyayı savunur gözüktüğünü, ama aslen bir işadamı olmasının medyanın iktidarla ilişkisi bakımından sorunlu olduğunu belirten Çalışkan, basının burjuvaziyle çıkar ilişkisi olduğu sürece bağımsız olamayacağını görmek lazım” dedi.(OA/EÜ)|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |